Dörtyol - Bayramlar

Yazan: Vera Sahakyan, 13/11/14  (son güncelleme 13/11/14), Çeviren: Tomas Terziyan

Yeni Yıl (Gavondis)

Yeni yılı simgeleyen Yılbaşını Dörtyol’da ateş çevresinde kutlarlar. Dörtyollular yeni ümitler, beklentilerle dolu ateşler yakıp böylece eskiye veda ederler. Aile üyeleri, harıl harıl yanan ocağın başında çember olur; evin en yaşlısı, bolluk ve bereketi temsil eden bir madeni parayı alevlerin içine atar [1]. Ardından, küçüklerin büyüklere saygı ve bağlılıklarını gösterdikleri el öpme faslı başlar. Büyükler de küçüklerini kutsayarak onlara hediyeler verirler [2]. Masalar kuru yemişler, tatlılar, çörek [3] ve şarap ile bezenir. Karşılıklı ziyaretler sırasında, nişanlılar, yeni evliler, gınkahayrlar [vaftiz babaları] ve yeni doğan bebeklere hediyeler verilir [4].

Gavondis (Dörtyol lehçesinde Yeni Yıl demek) küçüklerin en çok bekledikleri bayramdır. Özellikle de Gavondis Der Babanın bıraktığı, sabahleyin yastıklarının altında buldukları; içleri badem, ceviz ve üzüm dolu ev yapımı torbalardan oluşan hediyeler nedeniyle [5].

Surp Dzınunt (Noel) [6]

Noel’i sekiz gün boyunca oruç ile kutlarlar. Dörtyollular, arife günü 5 Ocak akşamı, bayramlıklarını giyip Cırakaluyts [ışıkların, mumların yakılması] ya da diğer deyişle, mahalli lehçede khutum pataraka diye anılan Khıtum [orucu sonlandırma] badarakı [aşai rabbani, ekmek ve şarap ayini] için kiliseye akın ederler [7].

Herkes kilisenin girişinde ayakkabılarını çıkarır. Genç kızlar gür saçlarını zarif işlemelerle bezeli ipek dantellerle örterler [8].

Badaraktan sonra, ellerinde yanan mumlarla evlerine döner, evdeki mum ve ışıkları yakıp sofranın çevresinde toplanırlar. Üzerine yağda kızartılmış kuru üzüm ve incir dökülen Noel pilavıyla oruçlarını, ya da kimi durumlarda perhizlerini, bozarlar [9].

Dörtyol ayinlerinin teganni [şarkı, ilahi vs. söyleme] kısmını tıbrats tas [muganniler sınıfı] ve koro icra ederler. Bayram günlerinde, güzel sesli öğrencilerden oluşan bir koro da Surp Asdvadzadzin kilisesinde onlara katılır [10]. Bu okullu muganniler günün metinlerini üç dilde: Ermenice, Türkçe ve Fransızca okurlar [11]. 20. Yüzyıl başlarında, modern ve klasik Ermenice uzmanı olan Kevork Efendi Gökoğlanyan, bayram günlerinde İncil’den bölümleri bazen Türkçeye anında tercüme bile edip Türkçe konuşan Dörtyollu Ermenilerde hayranlık uyandırır [12].

Büyük bayramlarda kiliselerde açık artırma yapılır. Söz gelimi Noel arifesinin açık artırması Taniel’in Kitabını [Tevrat’tan] okumak için düzenlenir. Artırmaya ilin en önde gelenleri katılır ve en çok parayı veren açık artırmanın galibi olur. En iyi öğrenci ya da en iyi muganniyle mihraba çıkıp sırayla Taniel’den bölümler okumak şerefi ona bahşedilir [13].

Okulun öğretmenleri, öğrenciler ve papazlar badaraktan sonra, güne özgü ilahiler ve şiirler okuyarak evden eve uğrayıp büyük müjdeyi verirler. Khaçhampuyrdan [papazın uzattığı haçın öpülmesi ritüeli] toplanan para okulun muhtaç çocuklarının öğrenim masrafları ve diğer ihtiyaçları için kullanılır [14].

1
2

1) Gümüş mahfazalı Yeni Ahit [İncil],1789. Şimdilerde Antilyas Ermeni Katolikosluğunun “Kilikya” müzesinde muhafaza edilmektedir (Kaynak: Hermann Goltz, Photographien von Klaus E. Göltz, Der Gerettete Schatz der Armenier aus Kilikien, Dr. Ludwig Reichert Verlag, Wiesbaden, 2000).

2) Gümüş mahfazalı Medz Maşdots [Büyük Ayin Kitabı], 1829. Şimdilerde Antilyas Ermeni Katolikosluğunun “Kilikya” müzesinde muhafaza edilmektedir (Kaynak: Hermann Goltz, Photographien von Klaus E. Göltz, Der Gerettete Schatz der Armenier aus Kilikien, Dr. Ludwig Reichert Verlag, Wiesbaden, 2000).

Noel kutlamaları akşamleyin yoğunlaşıp neredeyse bütün gece devam eder. Öğrenci topluluklarından maada kişilerin girişimleriyle bir araya gelen başka gruplar da var. Her birinin elinde Bethlehemli çobanları temsilen birer değnek olup Mesih’in mucizevi doğumunu müjdeleyerek evden eve gezerler. Buna karşılık yemiş, çörek, bozuk para, kutsama ve iyi dileklerle ödüllendirilirler [15]. Dörtyollular bu merasimi dört gözle beklerler ve birçok aile, müjdeci gruplar kendilerine uğramadan geçmesinler diye ısrar eder [16]. Evin büyükleri gürül gürül yanan ateşlerin çevresinde toplanıp büyük bir coşkuyla müjdecilerin gelmesini beklerler [17].

Yeni gelinler bu bayram vesilesiyle küçük torbalar diker ya da nakış ile işlerler. Hazırladıkları, çoğu zaman, olağan ölçülerden daha büyük çorap ya da şapkalar, hasırdan çantalardır. Bethlehemli çobanları temsil eden çocuklar bunları müjdelerine karşılık aldıkları hediye ve şekerlemeleri koymak için kullanırlar [18].

Aile üyeleri, önceden hazırlanan hediyeler tükendiği zaman yerine para verirler. Her gezici topluluğun toplanan parayı yöneten yaşça büyük ve üyelerinin ihtiyaçlarını adil bir hükümdar gibi gözeten bir başkanı vardır. Birinin kırık oyuncağı tamire verilir, bir diğerinin patlak topu yapıştırılır vs. [19].
 
Okullarda öğrenilen Ermenice ilahiler ve ruhani şarkılardan başka Türkçe şarkıların icrası da kabul görmekte ve ziyadesiyle yaygındır. Aslında bunlar çoğu kez Ermenice şarkıların Türkçe karışık tercümeleridir [20].

Çırorhnek/Çırohnek (Suyun kutsanması)

6 Ocak sabahı evdekilerin hepsi ailenin en yaşlı üyesinin çevresinde toplanır, onun iyi dileklerle dolu geleneksel kutsamalarına mazhar olduktan sonra ailecek kilisenin yolunu tutarlar.

Dörtyollular, yörede uyulan genel bir âdete göre, içme sularını sabah erkenden nehirden toplarlar. Ama Mesih’in vaftizini simgeleyen Çırorhnek günü, evde kullanılan suyu Surp Badarak sonrası nehir müronla [kutsal yağ] kutsandıktan sonra alırlar [21]. “Haç suya girmiş” diyerek kap ve tencereleri suyla doldururlar. Evin bütün üyeleri, önce küçükler, ardından büyükler olmak üzere, kutsanmış suyun engin gücüne inanarak sıra ile yıkanırlar. Yeni doğan bebekleri ve hastaları kutsal su ile yıkamak bir zorunluluk sayılır. Birçok aile kutsanmış suyu bütün yıl boyunca gümüş kupalarda saklayarak gündelik suyuna damlatır [22].   

6 Ocak’ta herkes yakınlarını ziyaret eder. Onları kutlar ve dörtgen kumaş parçalarına sarılmış yemiş ve çörekler verir. Papazlar dınorhneke [evleri kutsama ritüeli] gider ve yalnızca saygı değil, para ile de hoş tutulurlar [23].

İzleyen Merelots [rahmetlileri ziyaret] günü, mezarlıktaki Surp Sarkis Kilisesi özellikle dopdoludur [24]. İmanlılar bayram aşı niyetine, avlusunda yoksulları ağırlamak için kiliseye yemek ve tatlı getirirler [25].

Mesih’in Vaftizi (Kaynak: Fransız Milli Kütüphanesi (Paris), elyazması: Arm 333, folyo 3b; Kıdemli Papaz Nerses Nersesyan’ın Asdvadzaşunçı yev hay mışaguytı [Kitabı Mukaddes ve Ermeni Kültürü (Աստուածաշունչը եւ հայ մշակոյթը)]adlı eserinden [Ermenice], Ermenistan Kitabı Mukaddes Şirketi, Erivan, 2001).

Deyarnıntaraç (Mesih’in tapınağa takdimi)

Dörtyollular bu bayrama halk diliyle Derındes derler. Şubat’ın 13’ünde, neredeyse bütün sakinler köyü boşaltıp Deyarnıntaraç kutlamaları için, mezarlığın yakınındaki eski kilisede toplanırlar. Taze gelinler ve nişanlı kızlar yeni elbiselerini giyip akrabalarının eşliğinde at üzerinde kiliseye giderler. Oraya vardıklarında büyük bir şenliktir başlar. Kimileri nişan alma, kimileri güreş, diğerleriyse koşu ve başka oyunlarla eğlenirler. Yeni damatlar ve gınkahayrlar [vaftiz babaları] yakındaki çalılıklardan şenlik ateşi için gerekli odunu toplarlar [26].

Kilisenin bahçesinde düzenlenen geçici panayırda da büyük bir canlılık hüküm sürmekte; leblebi, fıstık, helva, türlü çeşit tatlı satan tüccarlar kalabalık müşterilerini memnun etmektedirler [27].

Şenlik ateşi önce kilisenin bahçesinde yakılır. Bu büyük ateşi tutuşturmanın şerefi köyün önde gelenlerinden, en çok para bağışlayan birine verilir. Gınkahayrlar yeni doğan çocuklar kucaklarında, ateşin çevresinde bar tutar; bebeği annesine verdikleri zaman kundağının içine para ve hediyeler kor, karşılığında ise elişi çoraplar ve işlemeli mendiller alırlar [28]. Bütün bunların ardından, ateşin çevresine üzeri türlü çeşit bayram tatlısıyla dolu sofra örtüleri yayılır [29].

Dörtyollu delikanlılar ve genç kızlar dört-beş dallı rengârenk kaytanlar ve gınkahayrların hediye ettiği ipekli tüllerle donanmış olarak, beraberlerinde getirdikleri balmumu mumlarını [30] Surp Sarkis kilisesinin mumlarıyla yakarlar. Evlerindeki lamba ve mumları, avlularında hazırlanmış olan büyük ateşi de aynı mumlarla tutuştururlar. Kabak, patlıcan, incir, portakal, karpuz kabuğu ve diğer meyvelerden hazırlanan tatlılar ve türlü çeşit lezzetli yemekler evlerin bayram sofralarından eksik olmaz [31].
 
Deyarnıntaraçın baharın zaferini temsil eden şenlik ateşi verimlilik ve bolluğu simgeler. Gençler ateşin çevresinde değişik barlar tutarlar [32]. Tavuklarının daha çok yumurta vereceğine inanan yerliler küllerini folluklarına dökerler [33]. Keza aynı külleri evlerindeki bütün odaların köşelerine, taze gelinlerin yastıklarının altına, yeni doğan bebeklerin salıncaklarına korlar. Ateş ve külü bütün bir yıl muhafaza edenler bile yok değil. Söz konusu ateş herhangi birinin elbisesini yaktığında bunu uğursuzluk addederler [34].

Çevredeki Türk köylüler bu bayramı sökün (salıverme) ateşi diye adlandırırlar. Deyarnıntaraçtan sonra hayvanları kışlık barınaklarından çıkarıp otlaklara salarlar [35].

Mesih’in çarmıha gerilmesi (Kaynak: Giligyan tserakir ut nıgariçneri [Sekiz ressamın Kilikya elyazmaları, 1320 (Կիլիկիան ձեռագիր ութ նկարիչների, 1320)], Hin haygagan manranıgarçutyun [Eski Ermeni Minyatürcülüğü (Հին հայկական մանրանկարչութիւն)]’da, [Ermenice] Erivan, 1952)

Paregentan (İyi hayat)

Dörtyol lehçesiyle Pargindag tabir edilen Paregentan akraba ve yakınlarla hoşça vakit geçirmenin en iyi vesilelerindendir.  Büyük bayramlara eş bir coşkuyla kutlanır. Törenler kiliselerde başlar ve daha sonra, açık gökyüzü altında adak yerleri ziyaret edilerek, bağlarda ya da ziyaretgâhlarda hazırlanan büyük bayram sofralarının çevresinde son bulur. Hamarat ev kadınları Paregentanın bayram sofralarını genellikle et yemekleriyle donatırlar.

Paregentan kutlamaları bayramın yedi günü [36] devam ettiği için mahalli kasapların önünde kuyruklar oluşur [37].

Bayram zamanı Dörtyol misafirlerle dolup taşar. Düzenlenen oyunlara ve yarışmalara katılmak için komşu köylerden yüzlerce Türk gelir [38]. Türk ve Ermeni sporculardan oluşan güreşçi çiftler Havaca Bışara ticarethanesinin yakınındaki geniş alanda büyük bir kalabalık toplar [39]. Misafirler, bayram sona erdiğinde, tatlı yemişler ve hediyelerle dolu zembillerle yolcu edilirler. Yoksullara, keza çalışmak için Dörtyol’a gelen, bağ-bahçe sahibi olmayan insanlara da yemiş dolu zembiller verilir [40].
 
Şenlikler, Büyük Perhiz haftalarında evlenmek caiz olmadığından, yapılan birçok düğünle daha bir coşku kazanır [41].

Akraba ve yakınlar karşılıklı davetlerle gece toplantıları düzenlerler. Yemeklerden sonra sırayı şarkı, dans ve müzik alır. Bayramda içki, rakı ya da şarap da içilebilir. Pun Paregentan [Paskalya öncesindeki Büyük Perhiz dönemine girmeden önce kutlanan gün] kutlamaları çoğu kez nişanlı kızların bahçelerinde gerçekleştirilir [42].

1
2

1) Dörtyollu Peltekyan ailesi. Onlar daha sonra, 1939’a kadar Suriye’ye bağlı olup ardından Türkiye’ye bağlanan Hatay’daki, günümüz İskenderun’u Alexandretta çevresinde yaşarlar. Fotoğraf: "Khaçeryan Biraderler, Antakya" (Kaynak: Bedros Sahag Peltekyan koleksiyonu, Beyrut).

2) Dörtyol kasabası, 1921. Fransız hâkimiyeti sırasında sokaktaki hayat (Kaynak: Grégoire Tafankecyan koleksiyonu, Valence).

Medz Bahk (Büyük Perhiz) [43]

Paregentanı Medz Bahk izler. Medz Bahk’ın Pazartesi lıvatsaruk-sırpetsaruk yerguşapti, yani “yıkayalım, silelim Pazartesisi” tabir edilir. O gün gelinler, hayvani gıda izi kalmasın diye yağlı tencereleri ve kepçeleri yıkarlar. Dörtyol’da asıl bahk, yani perhiz Pazartesi başlar [44].

Yedi haftalık perhizin ilk Cumartesine hadig günü derler. Hadig buğday, nohut, fasulye ve mercimekten oluşan, bu güne özgü bir yemektir. Bu hububat çeşitlerini Cuma akşamdan kilden bir kaba doldurup ateşin üzerine korlar. Ertesi gün, hayvani yağ yerine üzerine tahin ekler ve karıştırırlar. Hazırlanan bu yemeği Pazar akşamına kadar yerler, aynı zamanda komşulara ve yoksullara verirler [45].

Kabul gören âdete göre, günlük ekmeğe kan karıştığından o gün çarşıdan ekmek almak caiz değildir[46].

Halk bütün Medz Bahk süresince sabah ve akşam kiliseye gitmek zorundadır. Müminlerin sayısı Çarşamba ve Cumaları daha da artar, Hırajarimk [günahtan arınma, vaz geçme] ayininde ise kilise Dörtyollularla tıka basa dolar [47].

Dörtyollu Balyan ailesi. Onlar daha sonra, 1939’a kadar Suriye’ye bağlı olup ardından Türkiye’ye bağlanan Hatay’daki, günümüz Belen’i Beylan’da yaşarlar. Oturanlar soldan sağa: kucağında Ardemis’le Sinan Efendi Balyan; Sinan’ın sağında dikilen Berta (Marta). Ayaktakiler: Berta’nın önünde duran, Mari. Oturan kadın, Lousaper (doğumu Der Harutyunyan). İkinci sırada, ayakta soldan sağa: Garabed ve Harutyun. (Kaynak: Berta Der Bedrosyan (doğumu Balyan) koleksiyonu, San Fransisko).

Miçink (Büyük Perhiz ortası)

Miçinkte, Yani Büyük Perhizin ortasında, nohut ve tahinle, koca köfte tabir edilen gılor köfte hazırlanır. Kuru üzüm ve yemişlerle yapılan hoşafın mutlaka eşlik ettiği bu geleneksel yemekten komşulara ve muhtaçlara da pay çıkartılır. Miçink günü, badarak sonrasında kilise avlularında sofralar açılır. Can yemeğini andıran bu sofralara koca köfte konukseverliğinden yararlanmak isteyen bütün Dörtyollular katılır [48].

Dzağgazart [çiçeklerle süslenmiş]

Paskalyadan önceki hafta Cumartesi Mesih’in Kudüs’e girişinin yâd edildiği bayramdır.

Dörtyol lehçesiyle Zanakhdar ya da Canakhdar [49] diye adlandırılan Dzağgazart’ta kiliseler hurma ağacı dallarıyla süslenir. Dörtyol bu ağacın fakiridir. Gençler, kutsal sofrayı süsleyen dallardan bulmak için günler öncesinden başka yörelere yollanırlar. Anneler kiliseye basit hurma dalları ile girer, yeni gelinler ise örülü dallara yemiş, şekerleme ve güller bitiştirip kâh başlarına kor, kâh boyunlarına asar, kâh ellerinde saklar ya da taze söğüt dallarından ördükleri zembillerde taşırlar. Nişanlı kızlar Dzağgazartı oruç tutarak karşılarlar [50].

Dzağgazartta kilisenin sunağı Amanos Dağının ormanlarından getirilen erguvanlarla süslenir [51].

Hurma (Kaynak: Hermann Adolph Köhler, Gustav Pabst, Walther Müller, C.F. Schmidt, Köhler's Medizinal-Pflanzen, Gera, 1887)

Tırınpatsek (Tırpaseg [kapıyı açınız])

Kilisenin perdeleri Dzağgazart Pazar’ına dek kapalı tutulur ve Dzağgazart akşamı duası sırasında açılır. Dörtyol’da, Dzağgazart’tan sonra kilisenin kapılarını da kaparlar. Büyük bir mümin kalabalığı kapalı kapının önünde toplanıp diz çökerek dua eder, günahlarının pişmanlığıyla ağlar ve af diler. Ardından kilisenin ahşap kapısına vurmaya başlarlar. Kalabalık: “aç, kabul et bizi, Der Asvadz [Efendimiz Allah]” diye seslenir. Kilisenin içindeki, Tanrı’yı temsil eden papaz: “kimsiniz, tanır mıyım sizi?” diye cevap verir. Günahkâr, nedamet getiren kalabalık aynı şeyi üç kez tekrar eder ve ağlamaklı sesini daha da yükseltir. Papaz, üçüncü seslenmeden sonra kilisenin semavi krallığı simgeleyen kapılarını açarak müminlerin içeri girmelerine izin verir [52].

Perdelerin açılması için de açık artırma yapılır. Seçilen katılımcılar şabig [ayin gömleği] giymeye ve mihraba çıkıp kapalı perdeyi açmaya hak kazanırlar [53].

Avak Hinkşapti ve Khavarum [Büyük Perşembe ve Kararma]

Avak Hinkşapti [Büyük Perşembe], zorunlu olan “yıkama” ile özellik arz eder. Yıkama,  portakal çiçekleri, yaprakları ve kokulu çeşitli çiçeklerin yapraklarıyla hazırlanan, çiçek suyu tabir edilen suyla yapılır [54].

Gizemli Khavarum [Kararma] ayini yoğun bir kalabalık huzurunda ve büyük bir merasimle icra edilir. İncil’deki tanıklık gereği aynı gün, İsa’nın tutuklanması ve havarilerinin dağılmasını temsil etmektedir.
 
Kutsal Sofra üzerine, 6 İncil’in okunması sırasında birbiri ardınca çifter çifter söndürülen 13 mum yerleştirilir. Sonunda, İsa’yı simgeleyen, yanan tek bir mum kalır ve kilise yarı karanlığa gömülür. Son İncil okunduktan ve son mum söndürüldükten sonra kilisede tam bir karanlık hüküm sürer. Bu gizemli karanlık ve sessizlik içinde “Park i Partsunıs [Şan olsun yücelerdeki Tanrı’ya]” ilahisi dillendirilir [55].

Aynı gece, kötülüğü yasaklayan Mesih ele verilip tutuklandığı, oysa kötülük yapan özgürlüğün tadını çıkardığı için, bağışlanabileceği düşünülen masum hırsızlıklar yapılır [56].

İzleyen Cuma, Mesih’in çarmıh üzerinde dökülen kanını simgeleyen paskalya yumurtası boyarlar. O gün, haç [işareti yapmak] çıkarmak caiz değildir ve genel bir yas belirtisi olarak tatlı şeyler yenmez [57].

Portakal ağacı çiçeği (Kaynak: The National Geographic Magazine, Cilt 31, No. 6, Haziran 1917)

Zadig [Paskalya)]

Mesih’in kıyamının, yani ölümden dirilmesinin bayramıdır. Dörtyol’da portakalların çiçeklendiği, kente Aden Bahçesi soluğu veren döneme denk düşer. Bahçelerin dört bir yanını örten güller demet demet kiliseye taşınır. Yeni doğan bebeklerin ve taze gelinlerin bayramda kiliseye gelmeleri zorunludur. Zadig zamanı kilise çanları çok erkenden çınlamaya başlar. Dörtyollular bayramlık elbiselerini giyer ve boyadıkları paskalya yumurtalarıyla dolu sepetlerle birlikte kiliseye seğirtirler. Badarak bittikten sonra kilisenin avlusunda yumurta oyunu başlar, kilise önünde yumurtalar yenir. Dörtyollular paskalya yumurtasını çokça tüketirler; gün içinde yirmi, hatta daha çok yedikleri olur [58].

Müminler Zadigi izleyen Merelots günü, aralarından ebediyen ayrılan sevdiklerini ziyaret ederler.  Aynı gün öğleden sonra, halka açık alanlarda, Dörtyol ile çevre köylerden gelen Türk ve Ermeni güreşçilerin katılımıyla güreş karşılaşmaları yapılır [59].

[Translate to Türkisch:] Viola

Menekşe (Kaynak: Carl Axel Magnus Lindman, Bilder ur Nordens Flora, Stockholm, 1901–1905)

Vartavar [Görünüm değiştirme - Gül şenliği]

Ermeni kilisesinin başlıca bayramlarındandır. Paskalyayı izleyen on dördüncü Pazar kutlanır [60].

Kilikya’nın diğer bölgelerinde olduğu gibi Dörtyol’da da pagan geçmişten kalma Vartavar adetleri muhafaza edilmiştir. İnsanlar nehir kıyılarında, adak yerleri çevresinde toplanır, birbirleri üzerine su atar, güvercin uçurur, madağ [kurban] keserler. Madağ eti yerken de yekdiğerine: “ukhdın [adağın] kabul olsun” diye seslenirler [61].

Vartavarda çevre köylerden Türkler, Yezidiler, Türkmenler de gelir. Bunlar yalnızca eğlenmez, yanı sıra ekmek hamuru, odun ya da çeşitli taşlardan hazırlanmış hamaylılar [boyuna asılan muska] satarlar [62]. Bayram verimlilik ve bereketi simgelediği için kiliselerde çok sayıda vaftiz ve düğün yapılır [63].

Hampartsum/Vicag (Mesih’in göğe yükselmesi)

Bayramın arife akşamı yedi bakire kız bir araya gelir ve bir kabın içine yedi çeşmeden su toplarlar [64]. Kabı reyhan, vicag tabir edilen çiçeklerle süsler, üzerine de bir nışkhark [yufka, badarak ekmeği] ya da kete [yağlı çörek] korlar. Daha sonra, su dolu kabı ayın ışınlarının suya nüfuz edebileceği bir yere yerleştirirler. Bazen kötülükçü kimselerin su kabını çaldıkları olur ve bunun genç kızlara büyük uğursuzluk getirdiğine inanılır [65]. Hampartsumda, diğer deyişle Vicag günü kızlar yeşil bir alanda toplanır, yine su dolu bir kaba yüzük, bilezik, küpe nevi ziynetler korlar. Kızlardan en küçüğü elini kaba daldırır ve Hampartsum bayramına özgü, Türkçe maniler, mahalli lehçedeki deyişle mantıvarlar dillendiren diğerlerini dinler:

Dörtyol Ermenileri bir şölende;1933. Orijinalinde Dörtyol olduğu kaydedilmiş olsa da fotoğraf muhtemelen Aleksandretta (günümüzde İskenderun, Hatay)dolaylarında çekilmiş. Ermenilerin 1922’de yöreyi boşalttığını biliyoruz. Fotoğraf, Dörtyollu bir grup Ermeni’nin kasabalarını yeniden ziyaretleri sırasında çekilmiş olabilir mi? Sağ uç taraftaki ikinci kişi (kravatlı) Khaçig Bedros Peltekyan (Kaynak: Bedros Sahag Peltekyan koleksiyonu, Beyrut).

Mantıvarım olsun
İçi dolu nur olsun
Mantıvara gelenin
Cennette dostu olsun. [66]

Daha sonra kız suyun içindeki eşyalardan birini dışarı çıkarır; söylenen mani çıkan eşyanın sahibine ait sayılır. Kızın eli yeniden suyun içinde bekler, diğerleriyse mani söylemeye devam ederler [67]:

Ay, mantıvar, mantıvar
Mantıvarın vakhtı var
Mantıvarın sevenin
Trakhda peş takhdı var [Cennette beş tahtı var].
Hane akhçig, te hane [Çıkar, kız, de çıkar]
Pukun pari tara e [Bugün iyi (mutlu, verimli) yıldır]. [68]

Ardından, kız sudan bir başka eşya çıkarır; söylenen maninin hepsi çıkan eşyanın sahibine aittir. Kızın eli suyun içinde bekleyedurur, diğerleriyse mani söylemeye devam ederler:
 
Altundır yaram [yârim]
Gümuşdır tokam.
Allakhdır arkam
Kimseden korkmam [69]

Kız suyun içinden bir eşya daha çıkarır. Sonra elini yeniden suya daldırır. Diğer kızlar mani söylerler:

Bir incecik kamışam
Kapuna uzanmışam
İster al, ister alma
Anlına yazılmışam. [70]

Maninin tamamı söz konusu kıza aittir. Diğer manide de şöyle söylerler:

Aysmaı [asmayı, asma yaprağını]saramadım
Ocağa koyamadım
On parmağı mum yapdım
Ben sana yaramadım [71]

Aşağı-yukarı yirmi kez böylece devam ederler. Daha sonra, hoş kokulu suyu yüzlerine sürerler ve Hampartsum bayramı nihayete erer. Hampartsumda süt ve erişte ile pilav, bezemeli yuvarlak kete hazırlayıp, Surp Sarkis adını taşıyan adak yerleri ve ziyaretgâhlarda toplanırlar [72].

Güneş formlu gümüş ostensoryum [kutsal ekmek kabı, cacanç]. Günümüzde Antilyas (Lübnan) Katolikosluğunun “Kilikya” müzesinde muhafaza edilmektedir (Kaynak: Hermann Goltz, Photographien von Klaus E. Göltz, Der Gerettete Schatz der Armenier aus Kilikien, Dr. Ludwig Reichert Verlag, Wiesbaden, 2000).

Surp Asdvadzadzin [Meryem Ananın Göğe Yükselişi-Üzümlerin Kutsanması]

Tanrı Anası Meryem’in göğe yükselişinin bayramıdır. Dörtyolluların büyük çoğunluğu Yukarı Mahalledeki Surp Asdvadzadzin kilisesinde icra edilen badaraka katılırlar [73].

Kabul gören âdete göre, Asdvadzadzin bayramına kadar üzüm yemek caiz değildir. Dörtyol’da Asdvadzadzin üzüm ve meyvelerin en bereketli olduğu döneme denk gelir. Kiliseye bol üzüm getirirler. Badaraktan sonra üzüm kutsama ayini icra edilir ve kutsanan üzüm kilise cemaatine dağıtılır. Dörtyollular, bayramın ikinci günü Merelotsta mezarlıkları ziyaret ederler [74].

Milli bayramlar

Dini ve milli bayramlar arasında en çok sevilen Vartanants, Paregentanın Perşembe’sine rast gelip daha büyük bir merasimle kutlanır. O gün bütün okullar, dükkânlar, çarşı-pazar kapanır. Vartanants bayramı ayini Büyük Perhiz’den önce kilisede perdeler açık yapılan son badaraktır. Bütün Dörtyol Ermenileri bu badaraka katılırlar. Bu milli bayramda taşınan çeşitli silahlar, kılıç ve hançerler erkeklerin giyim-kuşamlarının ayrılmaz parçalarıdır [75]. Akşama doğru, adak yerleri yakınlarında ya da kilise avlularında meşaleli alaylar düzenlenir. 1908’de, yeni anayasa düzeni kurulduktan sonra, bu bayram vesilesiyle okullarda,  din uğruna verilen Vartanants mücadelesini yâd etmek için temsili gösteriler yapılır [76].

  • [1] Minas Kocayan, Badmutyun Çork-Marzbani (Dört-Yol), kyuğakağak mı Giligyo meç [Çork-Marzban’ın (Dört-Yol) tarihi; Kilikya’da bir kasaba (Պատմութիւն Չորք-Մարզպանի, (Տէօրթ-Եոլ) գիւղաքաղաք մը Կիլիկիոյ մէջ)] [Ermenice], Los Angeles, 2006, s. 168.
  • [2] Samuel Boranyan, Huşatrutyun Cug Marzebani [Cug Marzeban hatıratı (Յուշագրութիւն Ճուկ Մարզեպանի)] (orijinali Ermenice harflerle Türkçe). Bu makalenin yazarında elyazmasının Harutyun Balyan tarafından yeniden elden geçirilerek daktilo edilmiş bir tercümesi bulunmaktadır. Leninakan, 1965, yayınlanmamış, s. 178.
  • [3] çörek, Dörtyol’da beş büyük bayram vesilesiyle hazırlanan bir çeşit ekmek. Bkz. Boranyan, Huşatrutyun,s. 160.
  • [4] Kocayan, Badmutyun Çork-Marzbani, s. 168.
  • [5] Boranyan, Huşatrutyun, s. 118.
  • [6] Ermeni Havariyun Kilisesi Mesih’in doğum ve vaftizini aynı gün, 6 Ocak’ta kutlamaktadır.
  • [7] Boranyan, Huşatrutyun, s. 118.
  • [8] A.y., s. 146.
  • [9] A. y., s. 118.
  • [10] A. y., s. 146.
  • [11] A. y., s. 118.
  • [12] a.y.
  • [13] a.y.
  • [14] a.y.
  • [15] Kocayan, Badmutyun Çork-Marzbani, s. 168.
  • [16] Boranyan, Huşatrutyun, s. 198.
  • [17] Kocayan, Badmutyun Çork-Marzbani, s. 168.
  • [18] Boranyan, Huşatrutyun, s. 208.
  • [19] a.y..
  • [20] a.y., s. 119.
  • [21] A.y., s. 129.
  • [22] A.y.
  • [23] A.y.
  • [24] a.y., s. 159.
  • [25] a.y., s. 129.
  • [26] Boranyan, Huşatrutyun, s. 130.
  • [27] a.y., s. 130.
  • [28] A.y.
  • [29] A.y.
  • [30] Dörtyol’da mumlar içyağı ya da balmumundan yapılmaktadır. Petrol devreye girince tenekeciler kulplu lambalar, kandiller üretmeye başlarlar. Bu lambalardan evin aydınlatılmasında, aynı zamanda crakaluyts [kandil] badaraklarında kilise yolunu aydınlatmada ve dönüşte evlere kutsal ateşi taşımakta yararlanılırdı. Çam odunu parçaları da aynı amaçla kullanılırdı. Bkz. Boranyan, Huşatrutyun, s. 159
  • [31] Boranyan, Huşatrutyun, s. 130.
  • [32] A.y.
  • [33] Kocayan, Badmutyun Çork-Marzbani, s. 169.
  • [34] Boranyan, Huşatrutyun, s. 132.
  • [35] A.y.
  • [36] Büyük Perhiz dönemini karşılayan haftaya atfen.
  • [37] Boranyan, Huşatrutyun, s. 131.
  • [38] A.y., s. 177.
  • [39] A.y.
  • [40] A.y., s. 131.
  • [41] A.y.
  • [42] A.y.
  • [43] Medz Bahk [Büyük Perhiz] aynı zamanda, aşırı dindarların yalnızca tuz ve ekmek yedikleri, kadim zamanlardaki eski âdete atfen Ağuhats diye de anılmaktadır.
  • [44] Ermeni Havariyun Kilisesinde Medz Bahk Pazartesi başlar.  
  • [45] Boranyan, Huşatrutyun, s. 132.
  • [46] A.y.
  • [47] A.y.
  • [48] Kocayan, Badmutyun Çork-Marzbani, s. 170. Boranyan, Huşatrutyun, s. 119-120, 123.
  • [49] Boranyan, Huşatrutyun, s. 119-120.
  • [50] A.y.
  • [51] Kocayan, Badmutyun Çork-Marzbani, s. 170.
  • [52] Boranyan, Huşatrutyun, s. 120.
  • [53] A.y.
  • [54] A.y.
  • [55] Boranyan, Huşatrutyun, s. 120.
  • [56] A.y., s. 121.
  • [57] A.y.
  • [58] A.y.
  • [59] A.y.
  • [60] Mağakya Ormanyan, Dzisagan Pararan [Kilise Ayini Sözlüğü (Ծիսական Բառարան)] [Ermenice], Antilyas, 1957.
  • [61] Boranyan, Huşatrutyun, s. 86, 123.
  • [62] A.y., s. 123.
  • [63] A.y., s. 139.
  • [64] Kocayan, Badmutyun Çork-Marzbani, s. 171.
  • [65] Boranyan, Huşatrutyun, s. 87.
  • [66] “Nig Marzıvan” başlıklı elyazması; 1934’te Kırıkhan’da kaleme alınmış; s. 147. (yazarı bilinmiyor) Söz konusu kitapçığın belli sayfalarını dijital olarak tarafımıza gönderen Siranuş Minasyan’a derin teşekkürlerimiz sunuyoruz.  Boranyan, Huşatrutyun, s. 124.
  • [67] A.y.
  • [68] Nig Marzıvan, s. 147.
  • [69] Mantıvar tabir edilen bu dörtlük Verjine Sıvaslıyan’ın Giligya, Arevmıdahayots Panavor Avantutyun [Kilikya, Batı Ermenilerinin Sözlü Geleneği (Կիլիկիա, Արեւմտահայոց Բանաւոր Աւանդութիւն )] kitabında da yer almaktadır.  Kitap Ermenice harfli Türkçe ve Ermeniceye tercüme edilmiş birkaç mantıvar [mani] örneği içermekte. Son iki mısra Boranyan’ın Huşatrutyun’unda eksik. Dörtyol’da muhtemelen nakaratsız söyleniyordu.
  • [70] Nig Marzıvan, addendum s. 147; Boranyan, Huşatrutyun, s. 124.
  • [71] A.y.
  • [72] A.y., s. 137.
  • [73] A.y., s. 153.
  • [74] A.y.
  • [75] A.y., s. 132.
  • [76] A.y.