Der Ğevontyan (Der Nahabedyan) Ailesi Koleksiyonu - Yerevan

Yazar: Armine Der-Ğevontyan, 24/11/25 (son değişiklik: 24/11/25) - Çeviren: Sevan Değirmenciyan

Bu aile hakkında elimizdeki bilgiler 17. yüzyılın sonlarından itibaren başlıyor; bunu ailenin önde gelen kişilerinden biri olan Peder Der Ğevont’un hatıratına borçluyuz. 19. yüzyılın ortalarından itibaren aile Der Nahabedyan soyadını taşımış. 1930’lu yıllarda ise Der Ğevont’un oğulları, babalarına duydukları saygıdan dolayı Der Ğevontyan soyadını benimsemişlerdir.

Ailedeki pederler zincirinin son halkası olan Der Ğevont’a kadar, rivayete göre, muhtemelen Orta Çağların sonlarından itibaren, bu soydan birbirini izleyen 21 kuşak peder gelmiştir. Aile, adı günümüze ulaşmamış, fakat Aras nehri vadisinde ya da Ararat ovasında bulunan bir yerleşim yerinde yaşamıştır. 1604-1605 yıllarında İran’daki Safevi hükümdarı Şah Abbas, Culfa, Agulis, Yerevan ve bir çok başka yerleşimden binlerce aileyi zorla göç ettirerek İsfahan yakınlarına yerleştirmiş ve Yeni Culfa ile çevresindeki köyleri kurmuştur. Bu göç ettirilen aileler arasında Der Nahabedyan soyunun ataları da bulunmaktaydı. Hatıratında Der Ğevont, ailesinin atalarından bazılarını anar: Peder Der Mıgırdiç, Episkopos Harutyun ve Rahip Mıgırdiç. Bu isimlerin, Culfa göçünden sonra fakat Maraş’a taşınmadan önce, yani muhtemelen 17.-18. yüzyıllarda yaşadıkları tahmin edilmektedir. 17. yüzyılın sonlarından itibaren ekonomik nedenlerden dolayı Yeni Culfa’dan göç başlamış ve ailemiz, büyük olasılıkla 18. yüzyılın ilk on yıllarında Maraş’a yerleşmiştir.

Peder Der Ğevont’un elyazısı hatıratı, uzun yıllar boyunca oğlu Nahabed’in ailesi tarafından saklanmıştır. 1948’de bu elyazma göç kervanıyla birlikte Ermenistan’a getirilmiş ve günümüze kadar Nahabed’in oğlu Aram Der Ğevontyan’ın Yerevan’daki evinde korunmuştur. Aram’ın oğlu Vahan, metni çözümleyip dijital ortama aktarmış, ayrıca bir önsöz, açıklayıcı notlar ve sözlük eklemiştir. Kitap 2013 yılında yayımlanmıştır. “Maraşlı Peder Der Ğevont’un Hatıraları”, Antares, Yerevan, 2013. Kitabın tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşmak mümkündür. Kitap, 2015’te Fransızca olarak da yayımlandı. Yayın, Der Ğevont’un Paris’te yaşayan torunu Meri Kordzunyan tarafından finanse edilmiştir. Anı kitabı, ailenin birkaç kuşağının tarihine adanmıştır. Eser, 19. yüzyılın ikinci yarısını ve 20. yüzyılın ilk iki on yılını, hatta Kilikya’nın Ermenilerden arındırılmasına kadar olan dönemi kapsar. Peder Der Ğevont anılarında 1895-96 yıllarındaki Hamidiye katliamlarına, 1909’daki kıyımlara, 1915 sürgününe ve 1918-1920 olaylarına değinir. Kitapta yalnızca Maraş değil, aynı zamanda genel olarak Kilikya ve çevresindeki birçok yerleşim hakkında değerli bilgiler bulunur; ayrıca Maraşlıların dili, dini yaşamı, gelenekleri ve eğitim düzeyi üzerine önemli gözlemler içerir.

O zamanlardan itibaren, 1915 yılındaki tehcire kadar, Der Nahabedyan ailesi fertleri Maraş’taki Ermeni Apostolik Kilisesine ait altı kilisenin başpederleri olmuş, aynı zamanda Maraş Ruhani Önderliği kaymakamlığı görevlerini üstlenmişlerdir. En az dört nesil hakkında bu görevi üstlendiklerine dair tanıklıklara sahibiz. Bu isimler; Der Nahabed (kıdemli) (yaklaşık 1750-1821), evladı Der Garabed (yaklaşık 1780-1850), evladı Der Nahabed (genç) (1820-1887) ve bunun oğlu Der Ğevont (1853-1941).

Ruhani bir otorite olarak, halk arasında “bey” olarak anılan Maraş’ın nüfuzlu aileleriyle; Çorbacıyan, Topalyan ve Muradyan aileleriyle yakın işbirliği içinde olmuş ve onların desteğini görmüştür. Bu aileler de kuşaktan kuşağa Maraş Ermeni toplumunun, özellikle de kilise çevrelerinin hami ve hayırseverleri olmuşlardır. Böylece en azından 19. yüzyıl boyunca, Maraş kentinde kendine özgü bir iç özerklik yapısı oluşmuştur. Bu yapı, yerel Ermeni toplumuna önderlik etme sorumluluğunu üstlenmiş, barış dönemlerinde halk ile devlet arasındaki aracılık görevini yürütmüş, ancak gergin veya tehlikeli dönemlerde, devletin uyguladığı cezalandırıcı girişimlerin ilk hedefi hâline gelmiştir.

Nahabed Der Ğevontyan’ın el işi olan ana okulu defterinden birkaç sayfa, Maraş, 1894.

Kesin bilgi sahibi olduğumuz ilk kişi 18. yy. doğup, 19. yy. ortalarına kadar yaşamış kıdemli Der Nahabed.

Der Nahabed’in oğlu Der Garabed ile ilgili ise, Kilikya Katolikosları I. Giragos ve II. Mikael Açabahyan’ın beratlarına (1822, 1833, 1840) layık olduğunu biliyoruz (bu sayfada görebilirsiniz.)

Takdis edilmeden önce Hovhannes ismini kullanan, küçük Der Nahabed ise Der Garabed’in oğlu. 1820’de doğmuş ve 1887’de Maraş’ta vefat etmiş. Kevork Bey Topalyan’In kızı Tırvanda ile 1840 yılında evlenmiş. Maraş S. Karasnits Mangants kilisesi pederliğini üstlenmiş. 1847 tarihinde takdis edilmiş. Bilindiği üzere, Der Nahabed, kendi döneminde Maraş Ermenileri adına padişaha bir dilekçe sunmuş ve Maraş’taki Ermenilerin ödediği vergilerin Türklerden ayrı toplanması hakkını elde etmiş. Böylece yerel Türk yöneticilerinin keyfi uygulamalarından kurtulmayı başarmıştır.

Onunla ilgili bir başka bilgi, oğlu Ter Gevond’un anılarında Zeytun’la bağlantılı olarak yer alır; bu dönemde Maraş, Zeytun için yakın bir merkez işlevi görüyordu.

Burada da görüyoruz ki Der Nahabed, yerel Ermeni halkının temsilcisi rolünü üstleniyordu ve bu nedenle Osmanlı yetkilileri zor durumlarda doğrudan onunla muhatap oluyordu. Buna göre, Maraş yöneticisi Der Nahabed’e Osmanlı devletinin yeni çıkarılan banknotlarından bir miktar vererek, Zeytun’a götürmesini ve Zeytunluları bunları kullanmaya ikna etmesini ister. Olay muhtemelen 1862-1863 yıllarında gerçekleşmiştir. Zeytunlular bu teklifi kesin olarak reddeder; Der Nahabed de onları ikna etmeye çalışmaz ve hatıratta yazdığına göre, “Babam da aynen geri getirip Maraş yönetimine teslim etti.”

Der Nahabed’in oğlu Der Ğevont Der Nahabedyan (sivil ismi Yerçanig), 30 Eylül 1853’te Maraş’ta doğmuş ve 25 Mayıs 1941’de Kahire’de ölmüştür. Maraş’taki S. Karansnits Mangants Kilisesinde peder olarak görev yapmıştır. 1888’den itibaren Sosyal Demokrat Hınçak Partisi üyesi olmuş ve Maraş örgütünün başkanlığını yürütmüştür (devrimci kod ad: Maruke Çıknavor). 1895’te Zeytun isyancılarının silah, cephane ve para ile desteklenmesini organize etmiştir. Ayrıca Karanlık Dere toplantısında, “Zeytun isyanı ilan edilir edilmez bin Maraşlı cesur yüreği İngiliz askeri üniformasıyla Zeytun’a göndermeyi” vaat etmiştir [1].

Zeytun tarih kitabında bu olay şöyle anlatılmaktadır: Nazareth Çavuş silah arkadaşlarına hitaben, “Maraş Hınçak şubesinin başkanı Peder Der Ğevont Der Nahabedyan 500-800 kişilik cesur yürekle Zeytun’a gelerek bize katılmaya and içmiş” demiştir [2]. Ancak bu cesur girişim Osmanlı devleti tarafından engellenmiştir. Kısa süre sonra Der Ğevont tutuklanmış ve bir yıl boyunca Osmanlı hapishanesinde dehşedi yaşamış ve işkence görmüştür. Sadece genel af sayesinde 1897’de hapisten çıkarak idam edilmekten kurtulmuştur.

Aram Der Ğevontyan’ın Nubaryan Yuvası’ndan aldığı 1934-35 eğitim dönemine ait karnesi.
Aram Der Ğevontyan’ın Nubaryan Yuvası’ndan aldığı 1934-35 eğitim dönemine ait karnesi.
Aram Der Ğevontyan’ın Nubaryan Yuvası’ndan aldığı 1935-36 eğitim dönemine ait karnesi.
Aram Der Ğevontyan’ın Nubaryan Yuvası’ndan aldığı 1935-36 eğitim dönemine ait karnesi.
Aram Der Ğevontyan’ın Nubaryan Okulu’ndan aldığı 1936-37 eğitim dönemine ait birinci sınıf karnesi. Eğitim programı haricinde, öğrencinin düzenli, disiplinli, temiz, dikkatli, çalışkan, nazik, gururlu, arkadaşlarına karşı sevgi dolu olup olmaması gibi ahlaki durumu da takdir edilmiş.
Aram Der Ğevontyan’ın Nubaryan Okulu’ndan aldığı 1936-37 eğitim dönemine ait birinci sınıf karnesi. Eğitim programı haricinde, öğrencinin düzenli, disiplinli, temiz, dikkatli, çalışkan, nazik, gururlu, arkadaşlarına karşı sevgi dolu olup olmaması gibi ahlaki durumu da takdir edilmiş.
Aram Der Ğevontyan’ın Nubaryan Okulu’ndan aldığı 1936-37 eğitim dönemine ait birinci sınıf karnesi. Eğitim programı haricinde, öğrencinin düzenli, disiplinli, temiz, dikkatli, çalışkan, nazik, gururlu, arkadaşlarına karşı sevgi dolu olup olmaması gibi ahlaki durumu da takdir edilmiş.
Aram Der Ğevontyan’ın Nubaryan Okulu’ndan aldığı 1936-37 eğitim dönemine ait birinci sınıf karnesi. Eğitim programı haricinde, öğrencinin düzenli, disiplinli, temiz, dikkatli, çalışkan, nazik, gururlu, arkadaşlarına karşı sevgi dolu olup olmaması gibi ahlaki durumu da takdir edilmiş.

Aslında başka bir yere yerleşip doğduğu Maraş’tan, kendi deyişiyle “vatanından” ayrılmayı hiç amaçlamamış, ancak Osmanlı yetkililerinin sürekli tacizleri onu doğduğu yeri terk etmeye zorlamıştır. Suriye, Mısır, Kıbrıs’ta süregelen 14 yıllık sürgünün ardından, nihayet 1910’da memleketine dönmüştür. “Artık gurbetcilikten bıkmıştım” demiş ve ailesiyle birlikte doğduğu kente dönerek, kendi kilisesinde pederlik görevine yeniden başlamıştır. Ne var ki, Kilikya topraklarında yaşayacağı sadece beş yıl kalmıştı.

1 Mayıs 1915’te tehcir başlar. Yeniden, artık ne yazık ki son kez, Maraş’taki doğduğu evi, Ağyar’daki yazlık evini ve bahçelerini, S. Karasun Mangants Kilisesini, atalarının mezarlarını ve hatıralarını geride bırakmak zorunda kalmış ve göç yoluna düşmüşlerdir. Beş yıl Halep’te kaldıktan sonra nihayet 1920’de Mısır’a yerleşmişlerdir.

Der Ğevont 1873’te, Hampartzum Bey Topalyan’ın kızı Diruhi ile evlenmiştir. 10 çocuğu olmuş, ancak beşi çeşitli hastalıklar nedeniyle çocuk veya genç yaşta ölmüştür. Sonunda yalnızca beş çocuk yetişkinliğe ulaşmış, evlenmiş ve kendi çocuklarını dünyaya getirmiştir. Bu beş çocuğun mirasçıları, Der Nahabedyan (Der Ğevontyan) soyunu devam ettirmiştir.

  • Hovhannes (1876, Maraş - 1940, Halep) hekim, Ağavni Topalyan ile evlenmiştir.
  • Kevork (1878, Maraş - 1940, Kahire) tütün tüccarı, Kayserili Gülenya Girünlimyan ile 1910 yılında evlenmiştir.
  • Vartuhi (1901, Maraş - 1982, Paris), 1921 yılında Dikran Leylekyan ile evlenmiştir.
  • Arusyag (1882, Maraş - 1974, Halep) Fares Sabbağyan ile evlenmiş.
22 Ağustos 1948 yılında Mısır’dan Batum’a yola çıkan Pobeda feribotu. Nahabed, Lusaper, Hayg, Hayguhi ve Aram Der Ğevontyan bu feribotla Ermenistan’a hicret ettiler.
22 Ağustos 1948 yılında Mısır’dan Batum’a yola çıkan Pobeda feribotu. Nahabed, Lusaper, Hayg, Hayguhi ve Aram Der Ğevontyan bu feribotla Ermenistan’a hicret ettiler.
Pobeda feribotu ile Batum üzerinden Yerevan’a taşınan yükün belgesi. Üzerinde ailenin dosya veya kayıt numarası olan 692 sayısını görüyoruz.

Der Ğevont’un beşinci çocuğu Nahabed (1887, Maraş - 1963, Yerevan) kuyumcu ve gümüşçü (aynı zamanda marangoz) olup resim yapma yeteneğine de sahipti. S. Karasnits Mangants Kilisesinde bizzat dedesi Der Nahabed tarafından vaftiz edilmişdi. Aile Maraş’tan ayrıldıktan sonra Halep’e yerleşmiş ve Nahabed burada kuyumculuk öğrenmiştir. 1910’da ailece Maraş’a dönmüşler, ancak 1915 başında tekrar Halep’e gitmişlerdir. Nahabed, 19 Mayıs 1919’da Maraş’ın nüfuzlu ailelerinden biri olan Hovhannes ve Maryam Çorbacıyan’ın kızı Lusaper ile evlenmiş, ertesi yıl ailece Kahire’ye taşınmıştır. 1948’de eşi ve üç çocuğuyla birlikte Ermenistan’a hicret etmiş ve Yerevan Kuyumculuk Fabrikası’nın kurucularından biri olmuştur.

Böylece, Der Ğevontyan ailesi 350 yıl boyunca büyük bir göç döngüsü yaşamıştır. Ararat Ovasından 1604-1605 yıllarında zorla göç ettirilmiş ve Yeni Culfa’ya yerleşmiş, yaklaşık 100 yıl sonra (1680-1730 arasında) Maraş’a taşınmıştır. 200 yıl sonra, 1920’de Suriye üzerinden Mısır’a geçmişlerdir. Ve nihayet 1948’de, Büyük Hicret dalgasıyla, ailenin bir kolu (Nahabed, eşi Lusaper ve çocukları Hayk, Hayguhi ve Aram) Mısır’dan son kervanla gelerek Yerevan’a yerleşmiş, tıpkı üç buçuk asır önce atalarının zorla alınmış olduğu Ararat Ovası’na dönmüşlerdir.

Nahabed ve Lusaper üç çocuk sahibi olmuştur; Hayg (1920, Kahire - 2002, Los Angeles), Hayguhi (1923, Kahire - 1971, Yerevan) ve Aram (1928, Kahire - 1988 Yerevan).

Hayg Der Ğevontyan, Kahire’nin Heliopolis semtindeki Nubaryan Okulu’nu ve ardından Sacré-Coeur Fransız Koleji’ni bitirmiştir. Dedesi Der Ğevont’tan aldığı beş Mısır altını hediyesiyle bir kuyumcu tezgâhı ve aletler edinmiş, babasıyla birlikte çalışarak gümüşçü, kuyumcu ve değerli taş uzmanı olmuştur. Aynı zamanda Mısırlı Ermeni ressam Aşod Zoryan’dan resim dersleri almıştır. Ermenistan’da ayrıca Hagop Gocoyan’dan da ders almış,Gocoyan ileride onun büyük destekçisi olmuştur. Hayg, Ermenistan Bilimler Akademisi (BA) Sanat Enstitüsü’nde araştırmacı olarak görev yapmış, ayrıca Ermenistan ve sonra Sovyetler Birliği Ressamlar Birliği üyesi olmuştur (üyelik kartını bizzat Mardiros Saryan vermiştir).1966’da ailesiyle birlikte ABD’ye yerleşmiştir.

Ermeni gümüşçülüğü, sanat tarihi, Ermeni kraliyet taçları ve soylu aile mücevherleri üzerine çalışmalar yapmış; bunların çoğu Viyana’da yayımlanan “Hantes Amsorya” dergisinde yer almıştır. Lusik Levonyan ile evlenmiş ve Vardan Der Ğevontyan (1960, Erivan - 2023, Los Angeles) adında, Los Angeles belediyesinde hukuk asistanı olarak çalışmış bir oğlu olmuştur.

Hayguhi Der Ğevontyan ise İngilizce öğretmeniydi. Kahire’nin Heliopolis semtindeki Nubaryan Okulu’nu ve ardından Ararat Koleji’ni bitirmişti. Püzant Levonyan ile evlenmiş, iki çocuğu olmuştu: Levon ve Norayr. Genç yaşta, 1971 yılında vefat etti. Kısa bir süre sonra ailesi ABD’ye yerleşti.

Aram Der Ğevontyan, Ermeni dili uzmanı ve şarkiyatçı, tarihçi, kaynakbilimci, tarih bilimleri doktoru ve profesördü. Ermenistan’a göç ettikten sonra Yerevan Devlet Üniversitesi’nin Şarkiyat Bölümünde öğrenim gördü ve Hraçya Acaryan’ın öğrencisi oldu. Daha sonra Leningrad (bugünkü Sankt Peterburg) Üniversitesi’nin Şarkiyat Fakültesinde lisansüstü eğitimine devam etti ve akademisyen Hovsep Orbeli’nin danışmanlığında tezini savundu. 1981’den itibaren Ermenistan Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü’nün “Doğu Kaynakbilimi” bölümünün başkanı olarak görev yaptı. Çok sayıdaki bilimsel çalışması, Orta Çağdaki Ermeni-Arap siyasal ve kültürel ilişkilerine adanmıştır. İlk monografisi “Bagraduni Ermenistanı’ndaki Arap Emirlikleri” (1965) olup daha sonra İngilizceye de çevrilmiştir (çeviren: Nina Garsoyan). Doktora tezi “Ermenistan ve Arap Halifeliği” adlı çalışmadır. Bu eser 1977’de Rusça olarak yayımlanmıştır. Agathangelos’un Arapça çevirisinin yeni bir versiyonunu yayımlamış, ayrıca 13. yüzyıl Arap tarihçisi İbn al-Esir’in eserlerindeki Ermenilere dair bölümleri Arapçadan çevirmiştir. Agathangelos’un “Ermenistan Tarihi” ve Ğevont’un “Tarih” adlı eserlerini modern Ermeniceye aktarmış, giriş ve notlarla birlikte yayımlamıştır. 1994’te Kutsal Kitap’ın Doğu Ermenicesine yapılan yeni çevirisine de katılmıştır.

Ünlü arkeolog Seta Deveciyan ile evlenmiş, Vahan adında bir oğulları ve Armine adında bir kızları olmuştur. Kendileri hakkında daha fazla bilgi için “Khaçaduryan Ailesi Koleksiyonu - Yerevan” başlıklı yazıya bakılabilir.

Hayg Der Ğevontyan tarafından hazırlanmış “Ermeni Süsllemeleri” başlıklı albümden birkaç sayfa (“Ermeni Süslemeler” Kuyumculuk eskiz albümü, 35 sayfa, 1964, Haybedhrad, Yerevan.)

Der Ğevontyan Ailesi Tarihi Tanıkları

En eski bilgiler (ilk bir kaç kuşakla ilgili olanlar), Peder Der Ğevont’un elyazması anılarından alınmıştır. Bu elyazması hatıratı 2013 yılında, torununun oğlu Vahan Der Ğevontyan bilimsel bir çalışma olarak incelemiş, notlar ve bir önsözle birlikte yayımlamıştır. Vahan Der Ğevontyan ayrıca babası Aram’ın zamanında el yazısıyla hazırladığı soyağacını da tamamlamıştır.

Peder Der Ğevont’un torunun kızı Armine Der Ğevontyan, kardeşi Vahan’ın hazırladığı materyallere ve amcası Hayg Der Ğevontyan’ın bir defterde topladığı, ailenin her bireyine dair ayrıntılı ve güvenilir bilgilere dayanarak, Der Ğevontyan (Der Nahabedyan) ailesinin tarihini kısaca derlemiştir. Bu çalışmayı, belgeler, fotoğraflar, elişi eserler ve katolikosluk beratlarıyla birlikte bir araya getirerek Huşamadyan sitesine sunmuştur.

Der Ğevontyan (Der Nahabedyan) ailesinin Vahan Der Ğevontyan tarafından 2013 yılında tamamlanan soyağacı.
Der Ğevontyan (Der Nahabedyan) ailesinin, Aram Der Ğevontyan tarafından 1970’li yıllarda hazırlanan soyağacı.

[1] Sımpat Pürad, Özgürlük İçin, Zeytun’un İntikamı, İstanbul, 1911, s. 259.
[2] Zeytun Tarihi, Zeytun Hemşehri Derneği Yayını, Montevideo, Buenos Aires, 1960, s. 511-512.