Rodosto/Tekirdağ - Kiliseler

Yazar: Vahe Taşcıyan, 28/01/21 (son değişiklik: 28/01/21), Çeviren: Sevan Değirmenciyan

Ermenilerin XVII. yy. başında Rodosto-Tekirdağ bölgesine yerleştikleri tahmin edilmekte. Kemah, Sivas, Erzincan, Kayseri ve Divrik Ermenileri Safevi ve Osmanlı orduları arasında yaşanan sonu olmayan savaşlar yüzünden ve Celali isyanları neticesinde yaşanan şiddetten dolayı memleketleri olan köy ve şehirleri bırakmak zorunda kalır. 1606-1607 tarihlerinde Osmanlı İmparatorluğu’nun Rumeli yakasında bulunan bu bölgesine yerleşir. Büyük bir ihtimalle onların ilk yerleşim yeri Rodosto-Tekirdağ idi. Daha sonra Çorlu, Gelibolu gibi çevre bölgelere de yayılmışlar. Rodosto’taki Ermeni göçmenlerin bir kısmı bir kaç sene sonra memleketine dönmüş olsa da, önemli bir sayı daimi olarak bu yeni yerleşimlerinde kalır [1].

Çorlu Ermenilerinin kökeni hakkında anlatılan bir sözlü tarih kesiti de mevcut. Çorlu Süleymaniye Camii inaatında çalışmak üzere, Kanuni Sultan Süleyman zamanında (1520-1566), Vanlı duvar işçileri İstanbul’dan Çorlu’ya getirilir. Bu emekçiler de Çorlu’ya yerleşen ilk Ermeniler olur [2].

Rodosto-Tekirdağ bölgenin Ermeni Apostolik Kilisesi’nin ruhani merkezi idi. Rodosto, Çorlu, Dardanel, Malkara, Ezine, Silivri, Gelibolu bu ruhani merkezin himayesindeydi [3].

Sarkis Paçacıyan kitabında Rodosto ruhani önderlerinin bir listesini yapmış. Bunların ilki Zeytunlu Rahip Hagop, halefi ise Krikor Taranağtsi (Kemahlı). Daha sonra bu görevi yapan ruhaniler şunlardı: Tekirdağlı Rahip Sarkis, Giritli Başepiskopos Apraham (1709-1734 yılları arasında), Başepiskopos Sarkis Sarafyan, Başepiskopos Hagop Hovhanyan,  Bayazıtlı Başepiskopos Arakel (1816-1831 yılları arasında), Episkopos Hagop, Başepiskopos Teteos (1847-1870 yılları arasında), Başrahip Yeznik Abahuni, Başepiskopos Madteos İzmirliyan (1873-1876 yılları arasında), Tekirdağlı Episkopos Nerses Kevorkyan (1877-1888 yılları arasında), Episkopos Hımayak Timaksyan (1889-1893 tarihleri arasında), Başrahip Partoğimeos Bağcıyan (1894-1898 yılları arasında), Başrahip Hovsep Ayvazyan (1898-1900 yılları arasında), Episkopos Nerses Aslanyan (1901-1903 yılları arasında), Başrahip Vahriç Şahlamyan (1904-1906 yılları arasında), Episkopos Arisdages Vankyan (1907-1908 yılları arasında), Başrahip Kevork Aslanyan (1910-1914 yılları arasında), Başrahip Yervant Perdahcıyan (1920-1922 yılları arasında) [4].

Rodosto / Tekirdağ

Bu şehirde Türk, Rum ve Yahudi toplumları haricinde 15 bin kadar üyesi olan bir Ermeni toplumu yaşardı. Şehrin nüfusu ise yaklaşık 30 bindi.

Krikor Taranağtsi’nin eserinden Ermenilerin Rodosto’ya yerleşmelerinin barışçıl şartlarda gerçekleşmediğini öğreniyoruz. O, Ermenilerin şehre yerleşmelerinin Türkler ve Rumlar nezdinde bir protesto dalgası yarattığını yazıyor. Rumlar ve Türkler beraberce bir imza kampanyası düzenleyip, Osmanlı yöneticilerinden Ermenileri uzaklaştırmalarını isterler. 1620’de Rodosto’da bir Ermeni erkek ile bir Rum kızının evlenmesi Ermeniler ve Rumlar arasında hoşnutsuzluğa neden olduğu da aktarılır. Rumlar Ermenilere ait bağlara zarar verir. 1629’da ise Türk güruh Rum ve Ermeni mahallelerine saldırır. Bu olaylar yüzünden Rum kilisesi zarar görür, yeni inşa edilen S. Hreşdagabedats Ermeni Kilisesi ise yerle bir olur [5].

Rodosto S. Hreşdagabedats ve S. Hovhannes Kiliseleri

Ermenilerin Rodosto / Tekirdağ’a yerleşmelerinden kısa bir süre sonra, ruhani önderleri olan Rahip Zeytunlu Hagop Sultan I. Ahmet’ten (1603-1617) şehirde kilise yapmak için bir berat alır. Kilise inşaası 1607’de tamamlanır. Kilise yapım izni almak için bir yeniçeri olan ve sadrazamlık görevinde olan Halil Paşa’nın yaptığı aracılık önemlidir. Ermeni kaynakları, Halil Paşa’nın Zeytun kökenli bir Ermeni ve Zeytunlu Hagop’un akrabası olduğundan bahseder. 

Yeni inşa edilen kilise başmeleklere adanır ve S. Hreşdagabedats adını alır. Yukarda da bahsettiğimiz gibi, kilise 1629’da Türk güruh tarafından yıkılır. Bu olaydan sonra Ortodoks Patriğin oluru ve Rodosto’daki Türk ileri gelenlerin aracılığı ile, şehirde bulunan Rum kiliselerinden olan S. Hovhannes Ermeni toplumuna tahsis edilir. Taranağtsi’nin aktardığına göre, Rum toplumu ve devlet yetkilileri gerekli tüm resmi işlemleri yapar ve kilisenin Ermenilere geçişi sağlanır. Fakat Rodosto Rum toplumunun alınan bu karara baştan karşı olduğu belli idi. S. Hovhannes kilisesi Rum mahallesinde bulunmaktaydı. Kiliseye giden Ermeniler Rumların engellemelerine ve tacizlerine maruz kalmışlardır. 1864’te Rumlar kiliseyi ateşe verir [6].

Gelibolu S. Toros kilisesine ait kutsal emanetler. Gümüş kaplı İncil. Kabın üzerinde Hacı Sarkis Harutyunyan tarafından 15 Ağustos 1880’de, Gelibolu S. Toros kilisesine hediye edildiğini söyleyen bir kitabe var.

Rodosto / Tekirdağ S. Pırgiç Kilisesi

Tekirdağ’da bulunan Rumların direnişi, S. Hovhannes Kilisesini ibadethane olarak kullanmak isteyen Ermenier açısından her çeşit uygunsuzluğu yaratmıştı. Bu nedenle buranın yakılmasından önce eski S. Hreşdagabedats kilisesi yerine bir yenisini inşa etmek için gerekli girişimleri yapmışlardı. Başta, S. Pırgiç adında bir şapeldi. Fakat Rodosto ruhani önderi Krikor Taranağtsi’nin1643 yılında öldüğünde S. Pırgiç’in bir kilise olduğunu biliyoruz. Taranağtsi kilisenin girişinde, sol kısmına gömülür. Mezarı yanında üerinde “Büyük Rahip Hagop” yazılı bir başka mezar daha vardı. Bu kişinin Rodosto’nun ilk ruhani önderi Rahip Zeytunlu Hagop olduğu tahmin ediliyor [7].

Daha sonra kilise bir çeşmeye kavuşur. 1810 yılında S. Pırgiç’in dış duvarında ikinci bir çeşmesi olur. İkinci çeçmenin arazisi Rum toplumuna aitti. Çeşmenin inşasının bir gecede tamamlandığı rivayet edilir, böylece yerel yönetim ve Rum toplumu oldu bittiye getirilir.

S. Pırgiç 1881’de yanar. Bir sene sonra Garabed Kalfa Silivritsyan tarafından yeniden inşa edilir. Masraflar ise Rodosto Kadınlar Birliği tarafından karşılanır [8].

S. Pırgiç kilisesi deniz kıyısındaydı. Episkopos Hımayak Timaksyan’ın ruhani önder olduğu yıllarda (1889-1893) daha önce S. Takavor kilisesi bitişiğinde bulunan ruhani önderlik binası S. Pırgiç’in avlusunda bulunan yeni binaya taşınır [9].

Rodosto S. Takavor Kilisesi

Kilise, 1800 yılında adak ziyareti gerçekleştiren imanlıları misafir eden 80 odalı bir manastırın yerine 1841’de inşa edilmişti. Bu yeni kilisenin mimarı hassa mimarlarından Minas Kalfa idi. Yeni inşa edilen kilisenin ihtişam ve güzelliğini kıskanan bazı Rumlar Osmanlı yöneticileri nezdinde bazı ithamlarda bulunup, Kral anlamına gelen kilise isminin Ermeniler açısından siyasi anlamı olduğunu söyler. Devlet inşaat çalışmalarını durdurur. Ermeniler İstanbul’a bir heyet gönderip inşaat faaliyetlerini devam ettirmek için izin elde ederler.

1912 depreminde S. Takavor kilisesi ciddi hasar görür, fakat aynı yıl içinde yenilenir.

Rodosto S. Takavor kilisesinde asırlar boyu muhafaza edilen Kutsal Çivi. Fotoğraf; Raffi Youredjian. Şimdilerde bu emanet Bulgaristan, Plovdiv’de bulunan S. Kevork Kilisesi’nde muhafaza edilmekte.
​​​​​​​

Rodosto Ruhani Önderlik binası S. Takavor kilisesi avlusundaydı. Episkopos Hımayak Timaksyan’ın önderliği döneminde (1889-1893) önderlik S. Pırgiç kilisesinin bitişiğinde bulunan binaya taşınır [10].

S. Takavor kilisesi avlusu siyasi toplantıların yapıldığı bir alandı aynı zamanda. 1908 tarihinde II. Meşrutiyet’in ilanından sonra burada yapılan bir açık hava toplantısında Tekirdağ Polis Müdürü Nihat Bey ve Hisusyan Okulu müdürü Kevork Mesrop halka hitap eder. Onlar, devrimi ve bu vesile ile oluşan halkların kardeşliğini selamlar [11].

Bu toplantıdan bir kaç gün sonra Balkan Savaşı patlak verir. Ekim 1912 tarihinde Rodosto Bulgar orusu tarafından işgal edilir. S. Haç kilisesi yakınında bulunan Hisusyan Okulu’nun kargir binası da Bulgar kışlasına çevrilir.  Bulgar ordusunda Antranik Ozanyan ve Karekin Nıjteh’in komutan oldukları bir Ermeni birliği vardı. Beraberlerindeki 300 askerle onlar da buraya gelir ve Noel’de S. Takavor kilisesindeki ayine katılıp komünyon alırlar. Ermeniler onları selamlamak için sokaklara dökülmüş. Ermeni birliğine Bulgar ordusundan Albay Protogeroff eşlik ediyor. S. Takavor kilisesi girişinde Ermeni bandosu Bulgaristan’ın o dönem marşı olan “Şumi Maritsa” ve Ermenice “Mer Hayrenik”i çalıyor. Daha sonra kilisede ayin yapılır. Ayinden sonra Karekin Nıjteh Bulgarca ve Ermenice konuşmalar yapar, kilisenin kız ve erkek koroları ise milli şarkılar söyler. Ayinden sonra halk kiliseden çıkar ve avluda Albay Protogeroff, Ermeni bandosu Bulgaristan marşını çalarken, Bulgaristan Kralı adına Ermeni askerlere Cesaret Madalyası takar. İlk madalyayı Antranik alır. Ermeni korosu o anda Antranik’e adanmış bir şarkı olan “Kartal gibi”yi söyler [12].

Rodosto S. Takavor kilisesinde asırlar boyu muhafaza edilen Kutsal Çivi. Fotoğraf; Raffi Youredjian. Şimdilerde bu emanet Bulgaristan, Plovdiv’de bulunan S. Kevork Kilisesi’nde muhafaza edilmekte.

S. Takavor kilisesi Meryem Ana yortusu ile anılırdı. Rodosto için bu yortu özel bir öneme sahipti, çünkü aynı zamanda S. Takavor kilisesinin bayramıydı. Ağustosun ortasında kutlanan bu yortu vesilesiyle binlerce ziyaretçi Rodosto’ya gelirdi. En önemli an İsa’yı haçından çıkarılan Kutsal Çivi’nin bir parçasının halka gösterilmesiydi. Bu çivi kilisede bulunan en kutsal emanetti. Rivayete göre bu, Mesih’in haçının tepesine yerleştirilmiş “Bu Yahudilerin kralıdır” tabelasının çivisi idi. Ve bu çivi nedeniyle kilisenin adı S. Takavor, yani Kutsal Kral olmuştu [13].

S. Takavor mahallesinin bir de Ermeni mezarlığı vardı [14].

Rodosto Ermeni kiliselerinden kurtarılmış bir başka emanet. Şu anda Bulgaristan’ın Plovdiv şehrinde bulunan S. Kevork Ermeni Kilisesinde muhafaza edilmekte. Fotoğraf; Raffi Youredjian.

Bu kiliseye hizmet eden papazlardan bazıları;  

  • Papaz Mampre Kirazyan (1847-1916)
  • Papaz Horen Camcıyan (1866-1931).- 1910-1915 arası ise Rodosto Ruhani önder kaymakamı idi.
  • Papaz Arisdages Malakyan (1856 doğumlu)
  • Papaz Tateos Çilingiryan
  • Papaz Partoğ Takımcıyan (1875-1941)
  • Papaz Keğam Yıldızyan (1871-1940)
  • Papaz Tateos Poryacıyan (1879-1952).- 1915’de Der-Zor’a sürülür, ama yaşar.
  • Papaz Nerses Ğazarosyan [15].

Rodosto S. Haç Kilisesi

S. Haç mahallesi önceleri şehir dışındaydı ve fakir Ermeni çiftçilerin çalıştığı Türk bir paşanın çiftliği idi. Daha sonra bu yer şehrin mahallelerinden biri olur. Ermeniler S. Haç, Türkler ise geçmişdeki çiftliğe atfen Çiftlikönü derdi.

1804’te mahallede S. Haç adında ahşap bir kilise yapılır. Yapı için gerekli izin belgesi yoktu. 1808’de mahallenin ileri gelenlerinden Boğos Ağa Dilanyan vasıtasıyla bu izin alınır. Padişahlık beratı Sultan II. Mahmut (1808-1839) tarafından imzalanmıştı. Bu konu hakkında geleneksel olarak anlatılan bir rivayette mevcut. Buna göre Boğos Ağa elinde bir dilekçe ve omuzunda balta ve içinde halat bulunan bir çuval sultanın huzuruna çıkar. Dilekçede şunlar yazılıydı:

İstediğimiz kilise
İzin verilmez ise
Darılır Hazreti İsa.

Boğos Ağa dilekçeyi sultana verir ve önüne ise bohçasında bulunan malzemeleri koyar. Sultan bunların anlamını sorduğunda, Boğos Ağa suştanın üç seçeneği olduğunu söyler; balta ile bu dilekçeyi verenin başını vurmak, onu asmak, beratı vermek. Sultan üçüncüsünü seçer... Geleneksel bu hikaye Ermeniler için kilise inşa etmek için iktidardan izin almanın ne kadar önemli bir olay olduğunu da gösteriyor. Boğos Dilanyan 1815’de vefat etti ve S. Haç kilisesinin girişinin sağına defnedildi [16].

S. Haç mahallesinde yaşayan Ermeniler nüfus olarak çoğalınca kilise cemaat için ufak gelmeye başlar. Dolayısıyla 1843’te kilise binasını büyütmek için inşaat çalışmasına başlanır. Fakat bu sırada kilise yıkılır. 1847’de İstanbul’dan mimar Minas Ağa’yı getirip, yeni bir kilise yapımına başlanır. Aynı yıl içinde inşaat sona erer. Yeni binanın inşası için İstanbul’da ikamet eden eski Tekirdağlılar ve Kayseri veya Muncusun kökenli Ermeniler maddi imkanlarını seferber ederler. Hayırseverlerin isimleri kilise kapısına işlenir [17].

S. Haç mahallesinde bir de Ermeni mezarlığı vardı [18].

Bu kiliseye hizmet eden papazlardan bildiklerimiz şöyle;

  • Papaz Vırtanes Adzrikyan-Paşalyan (1854-1923)
  • Papaz Hagop Nazaryan (doğumu 1867).- Soykırım zamanında Suriye’ye tehcir edilir, fakat yaşar.
  • Papaz Nerses Nazaryan (1847-1920 civarı)
  • Papaz Kapriel Begyan- Soykırım döneminde tehcir edilir ve katledilir [19].

Rodosto ruhani liderlerinden Başepiskopos Hagop Hovhanyan’ın mezarı da S. Haç kilisesinin avlusundaydı [20].

Rodosto Bölgesinde Doğan Din Adamları

Rahip Tekirdağlı Andon (1715’de ölmüş), Rahip Arakel Mazlumyan (1891’de ölmüş), Episkopos Sarkis Der Sarkisyan (1872-1932), Rahip Kevork Turyan (1872-1915’de katledilir), Haçadur Stepanyan (Silistreli), Rahip Horen Portukalyan (1902’de ölmüş), Rahip Ğevont Bekaryan, Episkopos Tekirdağlı Hagop, Rahip Bolulu Hagop, Episkopos Tekirdağlı Harutyun (1793’de ölmüş), Episkopos Sarkis Sarkisyan (1871’de doğmuş), Rahip Vahan Hagopyan (1849-1920), Rahip Vağarşak Boğosyan (1835-1905), Çorlulu Rahip Yeremya (1796’da doğmuş) [21].

Rodosto Bölgesi Kiliselerinin Değerli Eşyaları

Rodosto bölgesinde bulunan Ermeni kiliseleri bugün artık yoklar: Kiliseler harap, zamanında burada içtenlikle yaşanan dini hayat ise yok edilmiştir. Fakat bazı kiliselerde bulunan kutsal emanetleri göçmen Ermeniler kurtarabilmiş ve gittikleri yerlere götürebilmiştir. Bu söylenenler özellikle Rodosto kiliseleri ve Gelibolu S. Toros kilisesinde bulunan kutsal emanetler için geçerlidir.

Soykırım yıllarında Rodosto ve genel olarak tüm Osmanlı taşrasında, Ermeni kiliselerinde bulunan maddi değeri de bulunan kutsal emanetlerin talan edildiğini biliyoruz. Bu değerlerden bazıları şanslıydı, çünkü imanlılar onları saklamayı başarmıştı. 1918’de imzalanan ateşkesten sonra Soykırım’dan kurtulanlar kendi evlerine dönmeye başlar ve Yunan ordusu hakimeyetinde bulunan Rodosto’da da yeni bir hayat başlar. Kiliselere ait olan değerli eşyalar da saklandıkları yerden çıkarılır ve dini hayat yeniden başlar. 1922 sonlarına doğru Türk ordusu Türk-Yunan cephe hattı boyunca büyük ve hızlı başarılar elde eder ve Yunan ordusu geri çekilir. Rodosto Rumları ve Ermenilerin göçü de böylece başlar. Ermenilerin tercih ettiği iki ülke vardır; Bulgaristan ve Yunanistan. Böylece Rodosto Ermenileri özellikle S. Takavor ve S. Haç ve S. Pırgiç kiliselerine ait değerli emanetleri 13 büyük sandık içinde Bulgaristan’a götürürler. BU eşyalar Plovdiv’de bulunan S. Kevork Ermeni kilisesine yerleştirilir. Bunlardan bazılar, sonraki yıllarda, 1947’de, Ermeni Kilisesi’nin merkezi olan ve Ermenistan’da bulunan Eçmiadzin şehrine götürülür [22].

Rodosto Ermeni kiliselerinden kurtarılmış bir el haçı. Fotoğraf; Raffi Youredjian. Şimdilerde bu emanet Bulgaristan, Plovdiv’de bulunan S. Kevork Kilisesi’nde muhafaza edilmekte.

Gelibolu S. Toros kilisesi emanetleri de benzer şartlar altında kurtarılmıştır. 1922’de yaşanan göç esnasında her bir aile bir kilise eşyasını taşıma sorumluluğunu üstlenir. Halk gemilerle göç yollarına düşer. Onların ilk durağı Kefalonya adası olur. Daha sonra Gelibolu Ermenilerinin büyük bir kısmı, daha önce Rum ve Ermeni göçmenlerin yerleştikleri, Pire yakınında bulunan Kokinia bölgesine (Nikea) yerleşir. Kiliseye ait değerli eşyalar Kokinia’da göçmen Ermeniler tarafından inşa edilmiş S. Hagop kilisesine yerleştirilir. Bahsi geçen eşyalar bugüne kadar burada muhafaza edilmektedir [23].

Rodosto Şehit Adak Yeri

S. Takavor mahallesine ait Ermeni mezarlığı yakınında bulunan adak yerinin adı. Üzeri örtülü basit bir yapı, Stepan adında Ermeni bir gencin mezarı. Türkler ve Ermeniler hastalıklarına şifa bulmak dileği ile buraya adak ziyaretine gelir.

Rivayete göre, Stepan Ermeni Kilisesine hizmet eden bir gençti. 1699’da, 23 yaşındayken, kilise görevlileri ile bir tartışma yaşar ve Müslüman olur. Fakat kısa bir süre sonra pişman olur ve yeniden Hristiyanlığa döner. Fakat bu tavrı kanun dışı olarak takdir edilir, yargılanır ve kadı İslam dinine saygısızlık ettiği yönünde karar verir. Bunun üzerine genç hapse atılır. Hapishanede maruz kaldığı işkenceye rağmen Hristiyanlıktan vazgeçmez. Nihayet Stepan’ın kafasını keserler ve cesetini sokağa atarlar. İşte burada cesetinin üzerinde göksel bir ışık belirir. Bunun üzerine yöneticiler Ermeni toplumundan ceseti kaldırmalarını ve gömmelerini ister. Stepan Ermeni mezarlığına yakın bir yere gömülür. Bu yer kısa bir süre sonra adak yerine dönüşür [24].

Rodosto Protestan Kilisesi

Rodosto’ta biri S. Takavor, diğeri s. Haç mahallesinde olmak üzere iki Protestan kilisesi mevcuttu. 1903 tarihli verilere göre geniş alanlara sahip olmalarına karşın, yaklaşık 100 kişi olan cemaatin henüz bir kilise binası yoktu.

Rodosto’da inşa edilen ilk Protestan Ermeni kilisesi hakkında bilgi yok, fakat ikinci kilisenin 1863 tarihinde Pastör Buğdanyan’ın girişimi ile inşa edildiğini biliyoruz. S. Takavor mahallesinde bulunan kiralık bir evdi. Bir sene sonra yeni bir ev satın alınır ve Protestan cemaatinin kilise ve okulu buraya taşınır. Misyoner derneği iki kilisenin de masrafının önemli bir miktarını karşılıyordu [25].

Buğdanyan 1870 tarihine kadar cemaatin ruhani görevlisidir. Kendisinden sonra Hovhannes Stepanyan gelir ve 1898’e kadar hizmet eder. Stepanyan’ın döneminde seyyar kitap satıcılığı hız kazanır. Yani, cemaatten bir kaç kişi çevre şehir ve köyleri gezip Kutsal Kitap satıyor ve yayıyorlardı. Stepanyan’ın gitmesinden sonra, M. H. Kuzu Kebapyan iki kilisede yapılan ayinleri üstlenir. Daimi bir ruhaninin olmadığı bu bir kaç yılda bir çok ziyaretçi vaiz gelir Tekirdağ’a. Aralık 1901’de Tekirdağlı bir Rum olan, fakat Merzifon Teoloji Okulu’nu bitiren ve Ermenice bilen Pastör Aristidis Mumciadis buraya gelir. Pastör Mumciadis diğer kilisede de Rumca vaaz ederdi [26].

Daha sonra Pastör Sarkis Manukyan Rodosto cemaatine ruhani görevli olarak gelir ve 1915 tarihine kadar görevini sürdürür [27].

Rodosto Katolik Kilisesi

Bu cemaat hakkında olan bilgilerimiz çok sınırlı. Bildiğimiz kadarıyla S. Takavor mahallesinde bir Katolik Ermeni kilisesi vardı, cemaat ise bir kaç haneden oluşmaktaydı.

Çorlu

Çorlu S. Kevork Kilisesi

Çorlu’da yaklaşık iki bin Ermeni vardı.

Şehirde buşunan S. Kevork kilisesinin 17. yy.’da inşa edildiği tahmin ediliyor. Kilisede üzerinde 1692 tarihi bulunan bir Ermeni papaz mezarı var. Muhtemelen 17. yy.’da inşa edilen bu kilise yerinde daha önce bir şapel vardı. Bu ihtimali destekleyen en önemli belge; Sultan III. Selim’in (1789-1807) kilisede muhafaza edilen 1789 tarihli ve kilisenin yapımına müsade eden beratı.Aynı yıl Ermeni toplumu Büyük Vezir Yusuf Paşa’dan bir izin belgesi daha alır. Buna göre inşa edilecek kilisenin mahallesinde topluca yaşayabileceklerdi. Çorlu S. Kevork kilisesinin inşası 1791 tarihinde başlar ve 1796’ya kadar sürer.

Çorlu’ya Ermenilerin yerleşimine müsade eden Sultan III. Osman’ın (1754-1757) beratı da bu kilisede muhafaza edilmekteydi [28].

Gümüş haç, arkasında Krikor Ağa’nın evladı Manug Gamirts tarafından, 28 Şubat 1831’de S. Kevork kilisesine bağışlandığı yazıyor. Tahminimizce bu Çorlu’da bulunan S. Kevork kilisesi olmalı. Haçın S. Kevork’un kemiklerini taşıdığı da yazılmıştır. Rodosto bölgesinde, Çorlu, Silivri, Ezine ve Çanakkale'de S. Kevork adını taşıyan kiliseler vardı. Bu haçın bunlardan hangisine ait olduğundan emin değiliz. Fotoğraf; Raffi Youredjian. Şimdilerde bu emanet Bulgaristan, Plovdiv’de bulunan S. Kevork Kilisesi’nde muhafaza edilmekte.

Çorlu S. Kevork kilisesi inşasından sonra, bölgede yaşayan Ermeniler için bir adak yerine dönüşür. Önceden, Rodosto Ermenileri yerliler tarafından Hıdırellez olarak da anılan her S. Kevork bayramında Ereğli Aya Yorgi Rum kilisesine adak ziyaretinde bulunurlardı. Fakat Çorlu kilisesi Ermeniler için merkezi bir adak yerine dönüşür. Bayramda ziyaretçiler Rodosto’dan arabalarla gelir ve bir hafta burada kalırdı. Adak için gelenleri misafir etmek için kilisenin arkasında bulunan geniş araziye 30’dan çok odası olan bir misafirhane inşa edilir [29].

Arşag Alboyacıyan S. Kevork kilisesinin yakınında ruhani önderlik binasının olduğundan bahseder, fakat bu bina 19. yy. sonlarından itibaren kullanılmıyordu ve kiraya verilmişti. Ruhani önderlik binasının Rodosto’da olduğunu göz önüne aldığımızda, bu binanın kimliği hakkında soru işaretleri oluşuyor. Acaba belli bir süre ruhani önderlik merkezi Çorlu’da mıydı? Maalesef bu konuda herhangi bir bilgi mevcut değil. Alboyacıyan binanın 1860’lı yıllarda yapıldığını söylüyor. O, önceden Çorlu’da bir başka ruhani önderlik merkezi bulunduğunu söyler; fakat Kırım savaşı sırasında (1853-1856) Sardinyalı askerler tarafından bu binanın kışlaya çevrildiğini, 1856 tarihinde de yandığını ekler [30].

1901 tarihine yayınlanan bir makalede Alboyacıyan Çorlu S. Kevork kilisesini ayrıntı bir şekilde tasvir etmektedir. Kilise alçak ve karanlıktı ve bir çok sütünu vardı. Mihrap abanoz ağacından yapılmıştı, üzerinde ise sedefler vardı. S. Kevork kilisesinin duvarları, her birinin üzerinde haç olan seramiklerle bezeli idi. Seramiklerin üst kısmında “İsa’nın hizmetkarı”, alt kısmında ise bağış yapan kişinin adı olurdu. Böylece kilise duvarları bir çok isimle örtülüydü. Alboyacıyan kilisenin sol mihrabının altında bu seramikler hakkında bir kitabenin olduğundan bahseder. Seramiklerde bulunan isimlerin Çorlulu ve Tekirdağlı usta ve çırak terzilere ait olduğunu öğreniyoruz. BU meslek erbabına ait olmayan kişi isimleri de vardı tabii. Bahsi geçen terziler İstanbul’da çalışıyor ve Kelle Kese adlı handa kalıyorlardı. Alboyacıyan hanın 1894’de deprem sonucu yıkıldığını yazar. Seramikler bu insanların S. Kevork kilisesine yaptıkları yardımdı. 1815’de yapımışlardı [31].

Alboyacıyan kiliseye ait değerli eşyalar hakkında da bilgiler aktarıyor. Kilise duvarlarında çok sayıda tablo vardı. En ünlüleri İlyas peygamberin hayatını ve ahiret zamanını tasvir eden iki tabloydu. Mihrapta Meryem Ana’nın ve Aziz Stepanos’un tabloları bulunmaktaydı. Kilisede el yazmaları koleksiyonu da vardı. En eskisi 1457 tarihine ait bir çok kolofonun bulunduğu el yazması bir kutsal metin kitabı vardı, mesela. Bu el yazmasının Çorlu’ya Amasya’dan geldiği düşünülmekte [32]. El yazması koleksiyonunda 1649 tarihli bir İncil ve iki başka ayin kitabı vardı. Bu iki ayin kitabından biri 1833’de temiz ve güzel bir yazı ile kaleme alınmıştı. Alboyacıyan’ın ziyareti sırasında bu el yazması hala vaftiz ayininde kullanılıyordu. Diğer kitap ise kiliseye 1833’te hediye edilmişti [33].

Demir sütunlarla yapılan S. Kevork kilisesinin çan kulesi 1893’te inşa edilmişti [34].

S. Kevork kilisesine hizmet etmiş papazlardan bazıları şunlardır:

  • Papaz Nışan der-Antreasyan.- 1915’e kadar hizmet veren son papaz. 1907’de takdis edilmişti. Tüm Çorlu Ermenileri gibi 1915’te gemi ile Nokimedia/İzmit’e sürülür ve oradan da Çorlu Ermenileri ile birlikte Suriye’ye gönderilir. Papaz Nışan Der-Zor’da katledilir.
  • Papaz Kevork Tavityan
  • Papaz Dionesius Arsenyan [35]

Çorlu Ermeni Mezarlığı’nda bulunan mezar taşları da bir başka ilginç konu. Mezar taşı  yazıları Türkçeydi, çünkü Çorlu Ermenileri Türkofondu [36].

Silivri

Silivri S. Kevork Kilisesi

Silivri Ermeni toplumu Soykırım’dan önce yaklaşık bin kişiden oluşmuştu. Burada papaz olarak görev yapanlar ise şu isimlerdi;

  • Papaz Horen Camcıyan.- 1900-1910 arasında Silivri’de görev yapmıştır. 
  • Papaz Arisdages Malakyan
  • Papaz Vırtanes Adzrikyan
  • Papaz Garabed Dişliyan.- Soykırım zamanında sürgüne çıkarılır ve Der Zor’da katledilir [37].

Ezine

Ezine S. Kevork Kilisesi

1915 öncesinde burada 670 Ermeni yaşardı. Ezine civarında bulunan ve büyük ölçüde Türklerin yaşadığı Kızılı ve Balıklı köylerinin Ermeni Poşalar da bu sayıya dahil edilmiştir [38]. 

Kilise 1839’da inşa edilmiş ve 1889’da restore edilmişti [39].

Burada hizmet etmiş din görevlilerinden bildiklerimiz;

  • Papaz Vırtanes Adzrikyan
  • Papaz Mesrob Torosyan (1866’da doğmuş) [40]

Malkara

Malkara S. Teotoros Kilisesi

1915 öncesi Malkara’da yaklaşık 3500 Ermeni vardı.

S. Teotoros’da hizmet etmiş papazlardan bildiklerimiz;

  • Papaz Kevork Tavityan (doğumu 1872).- 1915’e kadar burada papazdı.
  • Papaz Hovhannes Der-Mıgırdiçyan (doğumu 1866).- 1912’e kadar Malkara’daydı, daha sonra İstanbul’a geçmiş.
  • Papaz Toros (soyismi bilinmiyor) [41].

Malkara Papaz Movgim Ayazması

Şehrin dışında bulunan bir ayazmaydı. İsa’nın göğe alınması yortusunda, yani Paskalya’nın kırkıncı günü adak yerine dönüşürdü [42].

Dardanel (Çanakkale)

Çanakkale S. Kevork Kilisesi

Yaklaşık 1200 Ermeninin yaşadığı Çanakkale’deki S. Kevork kilisesinde 1870’de doğan Papaz Tionis Drezyan 1909-1915 arası din görevlisi olarak hizmet vermişti [43].

Çanakkale Protestan Cemaati

Çanakkale’de küçük bir Protestan cemaati de vardı. 1903’de cemaat üyeleri kendilerinin satın aldığı bir evde toplanırdı. Cemaat Rodosto Protestan kilisesine bağlıydı [44].

Gelibolu//Gelipoli/Galipoli

Gelibolu S. Toros Kilisesi

Birinci Dünya Savaşının başlamadan önce, bu şehirde yaklaşık 1200 Ermeni vardı.

S. Toros kilisesinde hizmet veren din görevlileri; 

  • Papaz Toros Torosyan
  • Papaz Karekin
  • Papaz Vartan Bedrosyan [45].
  • [1] Arşag Alboyacıyan, «Çorlu Ermenileri (Geçmişleri ve Bugünü)», Püzantiyon, VI. yıl, no: 1554, 5/18 Kasım 1901, İstanbul] (Ermenice)
  • [2] Arşag Alboyacıyan, «Çorlu Ermenileri (Geçmişleri ve Bugünü)», Püzantiyon, VI. yıl, no: 1552, 2/15 Kasım 1901, İstanbul]
  • [3] Sarkis K. Paçacıyan, Rodosto Ermenileri 1606-1922, G. Donigyan matbaası, Beyrut, 1971, s. 172; Arşag Alboyacıyan, «Çorlu Ermenileri (Geçmişleri ve Bugünü)», Püzantiyon, VI. yıl, no: 1561, 13/26 Kasım 1901, İstanbul]
  • [4] Paçacıyan, Rodosto Ermenileri, ss. 173-183]
  • [5] Rahip Krikor Gamakhetsi, Kronoloji, Kudüs, 1915, Sarkis K. Paçacıyan, Rodosto Ermenileri 1606-1922, Donikyan matbaası, Beyrut, 1971, ss. 21-32]
  • [6] Paçacıyan, Rodosto Ermenileri, s. 27, 36-37; Hayr Vartapuyr, «Hep canlı ve tüten şehir Ermeni Rodostosu», Baykar, 13 Ağustos 1958, no: 189 (16000), Boston.
  • [7] a.e., s. 38, 173-174.
  • [8] a.e., s. 38.
  • [9] a.e., ss. 179-180.
  • [10] a.e., ss. 41-42, 179-180.
  • [11] a.e., s. 51.
  • [12] a.e., ss. 55-57.
  • [13] a.e., s. 229.
  • [14] a.e., s. 196.
  • [15] Teotig, 1915 Felaket yılında Ermeni Ruhban Sınıfının Golgotası, New York, 1985, ss. 415-416; Paçacıyan, Rodosto Ermenileri, ss. 187-190.
  • [16] Paçacıyan, Rodosto Ermenileri, ss. 38-40.
  • [17] a.e., s. 41.
  • [18] a.e., s. 196.
  • [19] Toetig, Golgota, ss. 417-418.
  • [20] Paçacıyan, Rodosto Ermenileri, s.175.
  • [21] a.e., ss. 183-186.
  • [22] a.e., ss. 229-231.
  • [23] Papaz Varak Hovsepyan (editör), Kokinio S. Hagop Ermeni Kilisesi tesisinin 70. Yılı, 1933-2003, Kokinia, 2003, ss. 55-56.
  • [24] Paçacıyan, Rodosto Ermenileri, s. 197-198.
  • [25] M.K., «Rodosto Kilisesi Tarihi», Püragın dergisi, XX. yıl, no. 51, 21 Aralık1902, İstanbul, s. 813:
  • [26] M.K., «Rodosto Kilisesi Tarihi, 1852-1902», Püragın dergisi, XX. yıl, no. 7, 15 Şubat1903, İstanbul, ss. 135-136; M.K., «Rodosto Kilisesi Tarihi», Püragın dergisi, XXI. yıl, no.  8, 15 Mart 1903, İstanbul, ss. 155-157; M.K., «Rodosto Kilisesi Tarihi», Püragın dergisi, XXI. yıl, no. 11, 22 Şubat 1903, İstanbul, s. 235; M.K., «Rodosto Kilisesi Tarihi», Püragın dergisi, XXI. yıl, no. 16, 19 Nisan 1903, İstanbul, s. 311:
  • [27] Teotig, Golgota, s. 418.
  • [28] Alboyacıyan, «Çorlu Ermenileri», Püzantiyon, no 1554.
  • [29] a.y., İstanbul; Paçacıyan, Rodosto Ermenileri, s. 200.
  • [30] Arşag Alboyacıyan, «Çorlu Ermenileri (Geçmişleri ve Bugünü)», Püzantiyon, VI. yıl, no 1561, 13/26 Kasım 1901, İstanbul.
  • [31] Alboyacıyan, «Çorlu Ermenileri», Püzantiyon, no 1554; Arşag Alboyacıyan, «Çorlu Ermenileri (Geçmişleri ve Bugünü)», Püzantiyon, VI. yıl, no 1555, 6/19 Kasım 1901, İstanbul.
  • [32] a.y.
  • [33] Alboyacıyan, «Çorlu Ermenileri», Püzantiyon, no 1561.
  • [34] Alboyacıyan, «Çorlu Ermenileri», Püzantiyon, no 1555.
  • [35] Arşag Alboyacıyan, «Çorlu Ermenileri (Geçmişleri ve Bugünü)», Püzantiyon, VI. yıl, no 1564, 16/29 Kasım 1901, İstanbul; Teotig, Golgota, ss. 418-419.
  • [36] Alboyacıyan, «Çorlu Ermenileri», Püzantiyon, no 1561.
  • [37] Teotig, Golgota, s. 416-417, 419.
  • [38] a.e., s. 421.
  • [39] a.y.
  • [40] Teotig, Golgota, s. 417, 421.
  • [41] a.e., s. 419.
  • [42] Paçacıyan, Rodosto Ermenileri, s. 180:
  • [43] Teotig, Golgota, s. 420.
  • [44] M.K., «Rodosto Kilisesi Tarihi», Püragın dergisi, XXI. yıl, no.11, 22 Şubat 1903, İstanbul, s. 217.
  • [45] Teotig, Golgota, s. 422.