Amasya, 1910. İpranosyan biraderlerin terzihanesi (Kaynak: Kapriel H. Simonyan, Huşamadyan Bondagan Amasyo, Venedik, San Lazzaro, 1966).

Amasya – Meslekler ve Tüccarlık

Yazar: Lori Taşçıyan, 01/02/2022 (Güncelleme 01/02/2022) - Çeviren: Sevan Değirmenciyan

Rahat bir yaşam Amasya Ermenilerinin önemli özelliklerinden biri sayılır. En azından Kapriel Simonyan’ın “Pontus Amasyası Hatıratı” adlı kapsamlı kitabını okuduğumuzda edindiğimiz intiba bu yönde. Kitap her ailenin en azından bir eve ve bahçeye sahip olduğunu anlatıyor. Maddi imkanları, o zamanlar için belirli bir zenginlik belirtisi olan 200-1000 Osmanlı Altını arası olan aile sayısı çoktu. Kırk kadar ailenin maddi varlığı ise (taşınmaz ve para olarak) 1000-7000 Osmanlı Altını olarak takdir edilmekteydi [1].

Amasya Ermenileri arasında yoksul veya muhtaç ailelerin sayısı azdı. Çalışma imkanları boldu. Çalışan el işsiz kalmazdı. Sivas/Sebasdia vilayetine ait köy ve kasabalardan Ermeni çiftçiler Amasya’ya gelir ve hamallık yapardı. Bir yıl süren çilekeş bir çalışmadan sonra kazançlarından arttırdıkları bir kaç mecidiye ile doğdukları yere dönerlerdi. Arapgir, Eğin, Kayseri, Gürin gibi çevre yerleşimlerden, ağırlıklı olarak ekonomik nedenlerden dolayı Amasya’ya gelenler ise nihayi olarak bu şehre yerleşmiş ve artık buralı olmuşlardı [2].

Amasya Ermeni nufüsunun çoğu zanaatkârdı. Çiftçilikle geçinenlerin sayısı çok değildi. Şehrin çevresinde bulunan ve ekilebilecek özelliğe sahip toprakların bir çoğu Türklere aitti. Zanaat söz konusu olduğunda, yetenekli ustalar Ermenilerdi, bazı meslekler nesilden nesile aktarılırdı. Bunlar arasından en çoğu terzilik, demircilik, marangozluk, kunduracılık, kumaşcılık, kalaycılık atölyeleri idi. Amasya sulak bir yer olduğundan, bir çok un değirmeni de vardı. Şehirde ipek atölyeleri de vardı. Zanaatların yanında, bağcılık ve toprakla ilgili diğer faaliyetler de şehrin ekonomisi için önemli idi.

Amasyalıların komşu şehir ve köy sakinleri ile canlı bir alışveril bağı vardı. Dokuma, deri, yün, un, tahıl, kuru bamya, üzüm, elma, şarap, cehri adı verilen bitkisel sarı boya vs. ihraç edilen ürünlerdi.

Bağbozumu. Kıyafetlere bakarak fotoğrafın 1920'lerde veya 1930'larda çekildiği söylenebilir. Ne var ki bu fotoğrafın Amasya'da mı başka bir yerde mi çekildiğinden emin değiliz. Amasya hatıratı içinde yayınlanmış bir fotoğraf olduğu için kişilerin Amasyalı Ermeniler olduğu düşünülmektedir (Kaynak: Mıkhitarist tarikatı, San Lazzaro, Venedik).

XIX asrın son çeyreğinden XX asrın başına kadar olan zaman diliminde Amasya Ermenileri tarafından yapılan zanaatları, mümkün olduğu ölçüde bazı zanaatkârların isimlerini de anarak okuyucuya sunmaya gayret edeceğiz. Başlıca kaynağımız büyük ölçüde Ermeniler tarafından yapılan mesleklere odaklanan Kapriel Simonyan’ın kitabı [3]. Zanaatkârların sayıları hakkında verilen bilgiler Soykırım öncesine ait.

Fırıncı, Şekerci

Amasya hamur işleri ile ünlü bir yerdi. Amasyalı ustaların ünü Osmanlı İmparatorluğu’nun tüm bölgelerine yayılmıştı.

Sabah erkenden küçük, daire şeklinde simitler fırınlardan çıkarılırdı. Hazırlamak için hamuru kaynar suya batırıp, bir süre buhara maruz bırakırlardı. Daha sonra kızarmış susam tanelerini üzerine koyar ve fırında pişirirlerdi.

Tereyağı ve cevizle hazırlanan çörekler, nohutlu ve cevizli çörekler, Yeni Yıl akşamına has simitler de meşhurdu.

Amasya, genel görünüm (Kaynak: Mıkhitarist tarikatı, San Lazzaro, Venedik).

Amasya’da beş ünlü Ermeni fırıncı vardı ve bunların uzmanlığı benzer hamur işleri yapmaktı. Onlara çörekçi ismi verilirdi. Bunlardan biri Armenag Morukyan idi. Eğitimini her ne kadar Cizvit rahiplerin okulunda almış olsa da, babasının mesleği olan fırıncılığı devam ettirmeyi tercih etmişti. Soykırım günlerinde Armenag ve bir başka Ermeni fırıncı özel izinle tehcirden muaf tutulur, çünkü meşhur fırıncılar oldukları için yerli Müslümanlar açısından onların mevcutiyeti bir zaruret olarak görülmekteydi [4].

Amasya fırınlarında kaliteli somunlar hazırlanırdı. Adına pide denilen, oval, uzun ve ince ekmekler, aynı zamanda İslami bayramlarda hazırlanan yuvarlak ve ince ekmekler de meşhurdu. Yaklaşık sekiz Ermeni fırını vardı. Ünlü fırıncılar şunlardı: Ekmekçi Nazar Nazaretyan, Düğmeci lakabı ile tanınan bir fırıncı ve İşkhan Yeğya [5].

 Şehirde iki Türk şekerci de vardı. Onlar farklı şekerlemeler hazırlıyordu. Ünlü ustalar Ermeni idi. En ünlüleri Harutyun Karacıyan ve Şekerci Ğayserli (Kayserili) Dikran’dı [6].

Amasya (Kaynak: W.J. Childs, Across Asia Minor on Foot, Edinburgh/Londra, 1917).

Tahin yağı, un ve şekerle hazırlanan Amasya helvası çok meşhurdu. Beş-altı çeşit helva vardı. Örneğin, pide şeklinde bir helva vardı, üzerine susam ekilirdi. İçine ceviz içi tozu katılan ve büyük parçalara böldükleri bir helva çeşidi daha vardı. Buna Surp Sarkis helvası derlerdi. Helva yapımında Ohan Yeğyazaryan ünlüydü. İki Türk helvacı daha vardı. Bazen Ermeni kadınlar, ince şekilmiş iplik gibi olan bir çeşit helva hazırlardı ve buna tel-tel helva denirdi. Bunu hazırlamanın zor olduğunu söylenir. Özel konuklara kış akşamları ikram edilirdi [7].

Demirci, Tenekeci, Kazancı ve diğerleri

Amasya’da Ermeni demirci ve çilingir ustalarının sayısı, çırakları ile beraber 150’ye ulaşıyordu.  Onlar genelde pulluk demiri, balta, kürek, silah, kürek, kazma vs. yapardı [8]. 1890 yılına ait verilere göre, Amasya’da sahibi Ermeni olan 20 demirci atölyesi vardı [9].

11 Ermeni tenekeci vardı. Bunlar tenekeden farklı eşyalar yapardı. Bunlar arasında en yaşlı usta Kapriel Camcıyan idi. O tenekeden semaver de yapardı. 1890 tarihli verilere göre, tenekeci atölyelerinin sayısı beşti ve hepsi de Ermeni idi [10].

Kazancılar sayısal olarak en fazla Amasya’ya yakın Tokat ve Merzifon’daydılar. Amasya’da bu mesleği icra eden dükkan-atölyelerin sayısı sekizdi. Mavyan biraderler, rakı yapımında kullanılan Avrupa tipi bakır imbikler hazırlamda usta olan Kazancı Hovhannes bunlar arasında en ünlüleriydi [11].

Çancı iki Ermeni usta vardı. Onlar bakır ve farklı metalleri eritip büyük ve küçük döküm çanlar hazırlardı. Aynı zamanda sarı pirinçten mumluklar, günlük kapları vs. yaparlardı [12].

Ermeni beş bıçakcı vardı. Bıçak dışında, çakı, budama bıçağı, dokuma mekiği vs. yaparlardı. Panosyan biraderler ünlü bıçakçılardandı [13].

Sobacılıkla uğraşan iki Ermeni ve bir Kafkas Tatarı zanaatkâr vardı. Demir levhalarla sobalar ve soba boruları yaparlardı. İki Ermeni sobacının isimleri Nışan Tabakyan ve Armenag Samurkaşyan idi [14].

Amasya’dan bir manzara (Kaynak: Nubaryan Kitaplığı koleksiyonu, Paris).

Manufaktura

Ondan fazla Ermeni dokumacılık atölyelerine sahipti. Bunlar genellikle sahip oldukları büyük evlerin avlularındaydı. Orada çalışanlar da tamamen Ermeni idi. Bu emekçiler tarafından üretilen dokuma toptan satılırdı. Bunun dışında, özel evlerde keten hazırlamak için özel ağlar ve iplik kasnakları bulunurdu. Burada aile bireyleri, kadın, erkek, beraber çalışırlardı. Bu zanaatla meşgul olanlar Ermenilerdi.

Dokumacılık diğer bir çok meslek grubuna da iş imkanı sağlamaktaydı, mesela dokuma boyacısı, ağlar için farklı bölümler yapan ustalar, ütücü vs. Bu atölyelerde Ermeni çalışanaların sayısı kadın ve erkek olmak üzere bazen binden fazla olurdu.

En büyük dokumacılık atölyelerinin sahipleri İpranosyan biraderler ve Enfiyacıyan biraderlerdi. Daha küçük atölyelere sahip olanlar Terzibaşyan ailesi, Hovhannes Bagyan, Hagop Kazancıyan, Bahçegulyan ailesi idi. Toros Dövletyan ve Harutyun İzmiryan da atölyelere sahip olmuşlardır, fakat u ikisi 1915’ten önce Birleşik Devletler’e göç etmişlerdi.

Ürünler daha çok Amasya bölgesinde satılırdı. Kapriel Simonyan Amasya hakkında yazdığı kitabında, dokumacılık zanaatının İpranosyan kardeşlerin İngiltere’den ucuz mal ithal etmesiyle büyük bir darbe yediğini yazar [15].

Manisa bezi dokuma çeşitleri (Kaynak: Antranig Poladyan, Badmutyun Hayots Arapgiri [Arapgir Ermenileri Tarihi], New York, 1969).

Çorapçılık

Evlerde örülmüş çoraplar giyinmek bir alışkanlıktı. 1915 tarihine kadar şehirde sahibi Türk olan bir çorap dükkanı vardı. Kaspar İpekyan ve Kevork Jamgoçyan’ın çorap atölyeleri vardı. 10-15 makine çalışırdı burada ve batı tarzıyla çoraplar üretilirdi [16].

Amasya’dan bir manzara (Kaynak: Nubaryan Kitaplığı koleksiyonu, Paris).

Dokuma Boyacılığı

Dokuma ve örgüleri farklı renklere boyayan 15 Ermeni boyacı vardı. Onlar boyalarını farklı köklerden hazırlardı. Boyacı otu (reseda luteola) adı verilen bir bitkinin meyvesinden üretilen boya sarı idi. Bu boyanın bir kısmı Avrupa’ya da ithal edilirdi. Çoğu kişi bi bitkiyi tarlalarında üretirdi. Daha sonra Amasya pazarına Avrupa’dan, özellikle Almanya’dan ucuz ve kimyasal boyalar gelmeye başlar. Bundan sonra boyacı otunun kullanımı durur. Şehrin farklı bölgelerinde uzun süre bu bitkinin meyvelerini bahçelerde terkedilmiş halde görmek mümkündü [17].

Cehri (reseda luteola) (Kaynak: Johann Georg Sturm / Jacob Sturm, Deutschlands Flora in Abbildungen, 1796; http://www.biolib.de/sturm/flora/high/Sturm06041.html).

Arabacı ve ... Amasya’da İlk Otomobil

Bu işle meşgul elli kadar Ermeni, on kadar Arnavut ve Kafkasya’dan gelmiş Müslümanlar (Tatarlar) vardı.

Amasya epeyce düzenli bir araba yoluyla Tokat ve Samsun’a bağlıydı. Çift veya üç atlı, dört tekerli arabalar Amasya’dan Samsun’a ve oradan da Harput, Diyarbekir, Kayseri ve diğer iç şehirlere her çeşit mal taşımacılığı yapardı. Ünlü kervan sahipleri Kevork Danacıyan, Haci Hagop Urzancıyan, Kevork Şahsıvaryan, Hovhannes Tülegyan ve Hagopcan Panosyan idi.

Bu arabaları ina edenlere de arabacı denirdi. Bunlar beşi Ermeni ve ikisi Kafkasya’dan göç eden Müslümanlardı. Ermeni ustalar yaylı ve üzeri kapalı seyahat arabaları yapardı.

1910’da Amasya’da bir otomobil şirketinin kurulduğunu söylemek gerekir. Üyelerinden biri de Armenag Samurkaşyan idi. Onun kardeşleri olan Dikran ve Apisoğom Birleşik Devletler’e göç etmişlerdi. Amerika’daki kardeşler Armenag’a bir Amerikan otomobili gönderir ve bu şehirdeki ilk otomobil olur. Armenag Avrupa’dan bisiklet ithal ediyordu [18].

İki at ile çekilen araba ve sürücüsü (Kaynak: W.J. Childs, Across Asia Minor on Foot, Edinburgh/London, 1917).

Saraç

Amasya çarşısında iki Ermeni ve bir Çerkes saraça ait atölyeler vardı. Çerkes eğeri adı verilen at eğerleri ve gümüş süslemelere sahip biniş takımları, Osmanlı adı verilen eğerler, taşımacılıkta kullanılan at arabaları için at takımları, insanlar için kemerler vs. hazırlarlardı. Bu zanaatte uzmanlaşmış ustalar Mardiros ve Hovhannes Adzigyan’lardı. At eğerlerine ve arabalara savatlu adı verilen gümüş süslemeleri eklemeleriyle ünlenmişlerdi [19].

Tarakcı

Avrupa’dan metal tarakların ithal edilmesine kadar, Amasya’daHacı Hovhannes Simonyan’ın atölyesi faaliyet gösterirdi. Burada Ohan Darakcıyan, Garabed Zorigyan ve diğer ustalar çalışırdı. Hacı Hovhannes “darakci” adıyla tanınmış, bir ustaydı. Kendi icaat ettiği ahşap aletlerle yerel dokumacıların her ihtiyacına yetişirdi. Her çeşit ince ve dayanıklı tarakların yanında, yerel kamışlardan köylüler için de özel taraklar imal eder. Adana’dan daha sert kamışlar getirtirti, çünkü onlardan yapılan taraklar daha kaliteli sayılırdı.

Hacı Hovhannes’in atölyesinin daimi müşterileri Amasya’nın en ünlü iki ipek dokuma imalatçısı olan İpekçiyan ve İpranosyan aileleri idi. Yakında bulunan Merzifon ve bazen de İstanbul’dan da siparişler alıyorlardı.

XX. yüzyıl başında Amasya’ya Avrupa’dan metal taraklar ithal edilmeye başlar. Hacı Hovhannes ve oğlu Mihran atölyelerini kapatmak zorunda kalırlar ve ticaretle uğraşmaya başlarlar [20].

Amasya, 1910. İpranosyan biraderlerin terzihanesi (Kaynak: Kapriel H. Simonyan, Huşamadyan Bondagan Amasyo, Venedik, San Lazzaro, 1966).

Terzi, Nakışçı

Amasya’da ondan fazla atölye sahibi Ermeni terzi vardı. Bunlar ölçüye göre ve siparis üzerine erkekler için kıyafet dikerdi. Kadınlara özel terzihaneler yoktu. Evinde dikiş makinesi olanlar tanıdıklar ve müşteriler için kıyafet dikerdi. Bu şekilde evlerde tercilik yapan on kadar Ermeni kadın vardı. 1890 verilerine göre, Amasya’da 20 terzi dükkanı vardı. Bunlardan 15 tanesi Ermeni, diğer beşi ise Rumdu [21].

1908’de ilan edilen II. Meşrutiyet’ten sonra Amasya’da Hayr Kaçuni’nin açtığı atölyede Ermeni kadınların terzilik derslerine devam ettiği bir bölüm vardı [22].

Klasik anlamda bu terzilerin yanında özel olarak köylüler için kıyafet diken terziler de vardı. Onlara abacı ismi veriliyordu, çünkü onların diktiği aba idi. Amasya’da dört Ermeni ve bir Rum abacının atölyeleri vardı. İpranosyan terzihanesi de abacılık yapıyordu. Buranın başlıca yöneticisi Hovhannes Tarpinyan idi. Tarpinyan ileride kendi şahsi terzihanesini açacaktı [23].

Nakışçılık, kadın ve genç kızlara has bir zanaatdi ve evlerde yapılırdı. İki kızının yardım ettiği Bayan Kayane Elbekyan ünlü bir nakış emekçisi idi [24].

Berber

Amasya’da gelenek olduğu üzere erkekler haftada bir traş olurdu. Şehirde hepi topu sekiz Ermeni berber vardı. En yaşlısı İstanbul’a gitmiş, fakat sonra dönmüş olan Vahan Dingilyan idi. Berberler diğer yandan halk dişçiliği ile de uğraşırlardı [25].

Kasap

Kasaplar arasında Merdinyan, Yesayi Yezegyan ve oğlu Yezeg, Kerope Kebabcıyan ve oğulları, Arisdages Manasyan, Parseğ Parseğyan, Tavityan kardeşler vs. ünlü olan isimlerdi. İki Türk kasabın da ismi geçmekte. Bunlardan birinin adı Tımarhaneci idi. Soykırım zamanında kasap bıcağı ile Ermenilerin kafalarını kesmiştir [26].

Makinist ve Dökmeci

Tüm makinistler Ermeni idi. Krikor Melkonyan (daha sonra Birleşik Devletler’e göç edecekti), Hagop ve Zakar Haçigyan biraderler, Boğosyan biraderler, Harutyun Ejdaryan vs. makinist ustalardı [27].

Fabrikalarda kullanılan makinelerin farklı parçalarını ve aletleri hazırlayan dökmeci ustalar da Ermeni idi. Onlar arasında en ünlüleri Nazaret Nazaryan ve Hampartzum Tabakyan idi [28].

Kunduracı, Çarıkçı

Kadınlar ve erkekler için her çeşit alafranga ayakkabıyı yapanlar Ermeni kunduracılardı. On kadar usta arasında ünlü olanlar Hacicanyan ve evlatları, Harutyun Apetyan, Köleyan ve Bahtiyaryan kardeşler idi [29].

Çarıkçılar kunduracılığın bir başka dalına aitti. Onlar en çok köylüler tarafından kullanılan çarık dikerdi. Çarık kurutulmuş sığır derisinden hazırlanırdı. Yaklaşık on çarıkçı vardı. Onlardan biri Toros Saadetyan idi [30].

1890 yılına ait verilere göre, Amasya’da yaklaşık elli kunduracı atölyesi vardı, bunlardan 35 tanesin Ermenilere, 15 tanesi ise Rumlara aitti [31].

Marangoz

Altı Ermeni marangoz vardı. Bunlar arasında ünlü olanlar Hovhannes ve Krikor Camcıyan idi. İnce ve zevkli mobilyalar yapardı. Tokat’a yakın ormanlardan, dereden aşağıya, sağlam çam kütükleri getiren Krikor Cıryan da tanınmış bir ustaydı. Bu çam kerestelerinden ceviz içi ve “Misket” adı verilen elmaları ihraç etmek için kullanılan sandıklar imal ederdi. Aynı ağaçtan tabut ve mobilya da hazırlardı. 1890 yılı verilerine göre, şehirde 10 marangozhane vardı ve hepsi de Ermeni idi [32].

Hampartzum Zakaryan ve eşi Lusya Zakaryan. Hampartzum 1880’de Amasya’da doğmuştu. İpranosyan Meslek Okulu’na gitmiş ve orada makine işçiliği üzerine ustalaşmış. 1915’te katledilir (Kaynak: Kapriel H. Simonyan, Huşamadyan Bondagan Amasyo, Venedik, San Lazzaro, 1966).

Kuyumcu

Amasya’da Ermenilere ait altı kuyumcu atölyesi vardı. Uncuyan Ğuyumci Yeğya ünlü bir kuyumcuydu. Altın ve gümüşten ince takılar ve nişan yüzükleri hazırlardı. Hovhannes Yeramyan ise altın, gümüş ve aliminyum üzerine yaptığı ince nakışlarla ünlenmişti [33].

İpek Böcekciliği

İpek böceği tohumu yetiştiren, yani tohumcu en yaşlı ustalar Dimoteos Balıkcıyan, Hovhannes Pepeyan, Akif Efendi, Apetnakov Şamlıyan idi. Yenilerden Nışan Evranyan ve Aram Tarpinyan en bilinen ustalardı. 1907 yılına ait verilere göre, Amasya’da bulunan 17 ipek böceği yetiştiricisi her yıl 25 bin kutu ipek böceği tohumu hazırlıyordu. Bu tohumlardan bir kısmı Tiflis’e ihraç edilirdi.

Amasya’da bir de ipek böceği tohumu yetiştirilmesini öğreten bir okul vardı. Okulun genel müdürü İstanbul’dan gelmiş olan Boğos Vartabedyan idi [34].

Urgancı

Amasya’da urgancı altı Ermeni usta vardı. Urgan şu şekilde hazırlanırdı: Giriş cephesinden bir içeride olacak şekilde eski bir makine kurulurdu. Ustanın beline ucu makinenin iki pervanesine bağlı bir demet taranmış kendir bağlanırdı. Usta beline bağlanan demetle geri gider. Bu esnada pervaneler ve makinenin tekerleri dönmeye başlar. Usta iki elinin parmakları ile sürekli kendiri büküp kalın iplere dönüştürür ve atölyenin duvarına vardığında yaklaşık otuz metre uzunluğunda kalın bir ip elde edilmiş olur. Bu ipe kınnap adı verilir. Çuval örmek ve farklı ihtiyaçlar için kullanılır. İki yerine üç iple hazırlanan bir çeşit kınnap da vardı ki adına sicim denirdi. Kınnapların birleşmesiyle daha kalın ipler hazırlamak da mümkündü. Kınnapla yük hayvanları için dizgin, yük balyaları vs. hazırlamak da mümkündü [35].

Kutucu

Karton ve kağıttan kutular hazırlamaktı bu meslek. Mesleğin erbaplarından biri eski öğretmen Mıgırdiç Çakıryan idi. İpek böceği tohumları için hazırladığı narin kutular çok ünlüydü. Hagop Kirişçiyan adında bir usta daha vardı. Kendi yaptığı makine ile kağıttan, delikleri olan kutucuklar yapıyordu. Bu kutulardan her birinde bir tane tohum verebilecek ipek böceği muhafaza ediliyordu [36].

Camcı

Amasya’da pencere ve lamba için cam ithal eden ilk kişi Kapriel Camcıyan olmuştur. Kendi oğlu da camcı idi ve tenekecilikle de ilgilenip mesleğini geliştirmişti [37].

Amasya, 1930’lu yılların başı. Burada hala yaşayan küçük Ermeni toplumuna hizmet eden bir terzilik okulu. Okul Bayan Yağlıyan tarafından idare ediliyordu. Ayakta, soldan birinci Verjin Niksarlıyan. Diğerleri meçhul (Kaynak: Lerna Yanık arşivi, İstanbul).

İpekçi

Bu zanaati geleneksel üslupla uygulayan dört Ermeni usta vardı. Kozadan ipek tel çekene ipekçi denirdi. İpek dokumalar üreten çağdaş tölye sahiplerine de ipekçi denirdi.

Bu çeşit ilk atölye Amasya’da İsviçreli bir Alman olan Georg Krug tarafından 1852 tarihinde kurulur. Kendisi Freiburg’da ünlü bir ipek üreticisi olan Cark Mez tarafından buraya gönderilmişti. Krug tarafından açılan atölyede yaklaşık 50 makara ve 100 kadar da kadın çalışan vardı. Bu atölyenin XIX. yy. Sonlarında kapandığı düşünülüyor.

Bundan sonra şehirde çağdaş anlamda iki atölye çalışmaya başlar. Bunlardan biri Maruke İpekçiyan’a aitti. Diğerinin sahibi ise İpranosyan kardeşlerdi. Bunların bir dokuma fabrikası da vardı ve bu fabrikanın yanına şehrin en büyük ipek imalathanesini açarlar. Müdürü ise Maruke İpekçiyan’ın oğlu olan Minas İpekçiyan idi. İpranosyanların bu atölyesi 1907 tarihinde 55 tezgaha sahipti [38].

Amasya’da bulunan küçük Alman toplumunun iki üyesi, baba ve oğul. İkisi de değirmencilik konusunda uzmanlaşmıştı (Kaynak: Zare Muradyan arşivi, Berlin).

Kallenbach ailesinin Amasya’da bulunan evi. Bu ailenin bazı üyeleri ilerde Amasyalı Ermenilerle evlenecekti (Kaynak: Zare Muradyan arşivi, Berlin).

Mutaf

Bu ustalar eski aletlerle keçi saçını işler ve dayanıklı çuval ve torbalar hazırlardı. Bu mesleği uygulayan Ermeni ustalardan Hacı Haçik Marmaryan ve Tavcıyan ailesi anılmakta [39].

Taşçı

Amasya’da tuğlasız, kuru duvar ören ustalar gelende Rumdu, fakat dört veya beş Ermeni usta da vardı. Bunların yanında yirmiden fazla Ermeni benne vardı. Aynı mesleği icra eden Rumlar ve Türkler de bulunmaktaydı [40].

Tabak / Derici

Tabakçılık Amasya’da çok eski bir meslekti. Başlıca emektarları Ermenilerdi. Onlar keçi ve koyun derisinden sahtiyan adı verilen renkli deriler hazırlardı. Sığır derisinden kundura ökçesi için kullanılan deriyi elde ediyorlardı. Hagop, Giragos ve Dikran Diraduryan kardeşler çağdaş bir deri imalathanesine sahipti. İmalathane Amasya yakınında bulunan Bey Bağı adı verilen bağlarda, Diraduryan ailesine ait dere kıyısındaki arazideydi. Diraduryan biraderler üretimi o kadar geliştirirler ki, İstanbul’da bir ticaret merkezi kurarlar. Amasya dışında, Merzifon, Zile ve Sivas’ta da şubeler açarlar. Bir taraftan işkenmiş narin deri üretiyor, diğer yandan da kunduracılar için gerekli farklı malları ithal ediyor ve yerel pazarda satıyorlardı [41].

Değirmenci

Amasya dere ve ırmaklarla zengin bir şehirdi. Yeşilırmak şehrin ortasından akıyordu. Eski zamanlardan beri büyük küçük derelerin suyu ile çalışan bir çok değirmen vardı. Yeşilırmak’ın iki kıyısında bir çok un imalathanesi kurulmuş ve bunlardan ikisinin kurucuları Alman ve Fransız mimarlardı. Kalan yaklaşık 50 değirmen yerli kendi kendini yetiştirmiş Ermeni mimarlar tarafından kurulmuştu. 1890 yılı verilerine göre şehirde çağdaş üslupta işleyen 20, bunların yanında da ikincil değirmen vardı. Değirmenlerde bir çok Ermeni çalışıyordu. Yerel ihtiyaçlardan başka, un Samsun’a da ihraç ediliyordu [42].

Amasya’da su değirmenlerinin inşası ve su değirmenciliği mesleğinin gelişmesinde şehirde bulunan küçük Alman toplumunun rolü çok önemlidir. İki değirmen XIX. asır ortalarında Alman aileler tarafından inşa edilir. Onlardan biri Yeşilırmak, diğeri ise Ziyare deresi suyu ile çalışıyordu. Alman toplumunun üyeleri büyük ölçüde ipek böcekçiliği ile meşgul olmak amacıyla Almanya ve İsviçre’den gelmişti. Fakat ilerde değirmencilik gibi daha farklı işlerde yapmışlardır. Bu değirmenlerin mimari tarzı ve çağdaş karakteri Amasya için yenilikti. Yeşilırmak üzerine inşa edilmiş un değirmeni 1858 civarında çalışmaya başlar. İsviçreli Georg ve August Krug’un girişimi idi. Onların tesis ettiği değirmende çalışan Ermeniler çok şey öğrenirler ve bu mesleğin o zamana kadar Amasya’da bilinmeyen farklı sırlarına vakıf olmaya başlar. Daha sonra bu Ermeni ustalardan bazıları Amasya’da kendi değirmenlerini kurar. 1898’de İstanbul’da yayımlanan “Püzantiyon” gazetesinde yayımlanan bir makalede, Yeşilırmak ve Hoduçor (Sırakonak) dereleri üzerinde en az 100 değirmen olduğunu okuyoruz. Bu değirmenlerin ustaları daha önce Krug’un değirmeninde çalışanlar veya o çalışanların çıraklarıydı [43].

Amasya’da değirmencilikle uğraşanlardan biri de Almanya’dan gelmiş olan Johann Kallenbach idi. İlerde Amasyalı bir Ermeni kadın olan Amali Ansuryan ile evlenir [44].

Daha sonra değirmen inşası, değirmen parçalarının çağdaşlaştırılması çalışmalarını Krikor Melkonyan (1856-1939) ve Hagop Haçikyan ilerletir. Krikor Melkonyan 1904’de Birleşik Devletler’e göçer. Değirmen sahibi olan Ermeniler şunlardı; Niksarlıyan Hacı ağa, Krikor Kayıtyan, Garabed Papazyan, Khaçikyan kardeşler, Nışan Yağlıyan, Hovnanyan kardeşler. Çalan Fabrika adı verilen ve ustabaşının Ohan Tütüncüyan olduğu değirmen bir Türke aitti [45].

Amasya’dan bir manzara (Kaynak: W.J. Childs, Across Asia Minor on Foot, Edinburgh/Londra, 1917).

Lokanta Sahibi / Aşçı

Şehirde dört veya beş Ermeni lokanta sahibi vardı. Bunlar arasında en ünlüsü Aşçı Artin Ağa idi (Harutyun Karacıyan). Bunların yanında yukarı ve aşağı çarşıda yedi Ermeni kebabçı da vardı [46].

Hallaç

Bu kişiler primitif aletlerle pamuk ve yün taraklardı.Bu mesleği icra eden üç Ermeni vardı [47].

Leblebici

Nohudun kabuğu çıkarılıp, kavrulurdu. Bu mesleği yapan dört Ermeni ve iki Türk vardı. Bu bir çerezdi ve en çok Yeni Yıl günlerinde tüketilirdi [48].

Sarraf

Amasya çarşısında dört Ermeni sarraf vardı; Bennehaçigyan, Parseğ, Dikran ve Garabed Tellalyan. Dükkanda sarraflıktan ziyade takı, süs ve antika ticareti ile meşguldüler [49].

Kiremitçi

Mekenyan isminde bir Ermeni tuğla fabrikası açmış ve çatı kaplaması, duvar örmek ve bodrum zeminlerini kaplamak için dörtgen şeklinde alafranga tuğlalar üretmekteydi. Yerel tuğla çeşitleri üreten atölyelere sahip 3-4 Ermeni de vardı [50].

Fotoğrafçı

Amasya’nın ilk fotoğrafçısı Nalcıyan soyisminde bir Ermeni idi. Nalcıyan mesleğin ustalıklarını Avrupa’da öğrenmişti. 1895 Hamidiye kırımları ve talanı sırasında Nalcıyan’ın evi ve iş yeri de talan edilir. Bu olay sonrasında mesleği bırakır. Nalcıyan’dan sonra Ğazaros Kayyan, Tornig Terzibaşyan ve Hrant Gemiciyan (Foto Hrant) mesleğe devam ederler [51].

Dolabcı

Dere kıyılarında, su kuvvetiyle dönen, bazen 12 metre çapa sahip ve kova taşıyan tekerler inşa edenlere bu isim verilirdi. Dolap adı verilen bu tekerler yaz aylarında bağlara, tarım arazilerine ve bahçelere su taşırdı. Sonbaharda bunlar sökülür, baharda yeniden yerleştirilirdi. Bu meslekte ustalaşmış bir kaç Ermeni usta vardı, kalanı ise Türktü [52].

1) Amasya, Ermeni kadınlar bir sudolabı (noria) önünde fotoğraflanmış (Kaynak: Mıkhitarist tarikatı, San Lazzaro, Venedik).
2) Amasya. Fonda İris / Yeşilırmak üzerinde bir sudolabı (noria) farkediliyor. Bu kartpostalın yayıncısı Ardaşes Kerkeselyan, Amasya (Kaynak: Lerna Yanık arşivi, İstanbul).

Çömlekçi

Üç Ermeni ve bir Rum çömlekçiye ait atölyeler vardı [53].

Diğer zanaatlar

  • Kalaycı.- 4 Ermeni.
  • Yazamcı.- 2 Ermeni. Meremkulyan ve Yazmacıyan.
  • Ayakkabı kalıbcısı. Harutyun Köleyan.
  • Nalbant.- 1 Ermeni.
  • Sapcı.- Kürek, kazma ve diğer aletler için sap yapardı. İki Ermeni usta vardı.
  • Kireççi ve Alçıcı.- 2 Ermeni [54].

Amasya şehrinin giriş bölgesi (Kaynak: W.J. Childs, Across Asia Minor on Foot, Edinburgh/London, 1917).

Tüccarlık

Zanaatkârların yanında Amasya çarşısında büyük ve küçük Ermeni tüccarlar da vardı. Bunlar çoğunlukta manifaturacılık yapardı. Diğer bir deyişle, her türlü dokumayı satan tüccarlardı. Amasya çarşısında bulunan yüzlerce dükkanda köylü ve şehirlilere özel kılık ve kıyafet ve çeşitli dokuma ürünleri satarlardı. 1890 tarihine ait verilere göre, şehirde manifaturacılık yapan 300 dükkan vardı. Bunlardan 10 tanesi Rumlara, geri kalanı ise Ermenilere aitti [55].

Şehirlilere ait yün, ipek, pamuk dokumaları perakanede olarak satan tüccarlar arasında ünlü olanlar Yesayi, Sarkis, Hovhannes ve Hagop Nigoğosyanlar, Bahçegülyan kardeşler, Bekdemiryan kardeşler, Hagop Sarafyan, İpranosyan kardeşlere ait dört dükkan ve İpranosyan merkez mağazasının perakende bölümü. Köylülere özel kıyafet satanlar ise şu isimlerdi: Mıgırdiç Tinponyan, Dingilyan kardeşler, Krikor Kırkkeselyan, M. Cırıkyan, Kevork Benliyan, Şahinyan, Cakcakyan, Arucyan, Adzigyan, Zorig Zorigyan, Piligyan ve diğerleri [56].

 Amasya’daki en büyük mağaza İpranosyan biraderlere aitti. Mardigyan biraderler, Eftikis ve Hacı İstil de mağaza sahipi idiler. Onlar Gürün’den yerel rengarenk yün kemerler, Diyarbekir’den ipek dokumalar, Merzifon ve Sim Hacı Köyden hamam eldivenleri getirtirlerdi.

Her çeşit ürün ve tahılın perakende satışı ile ilgilenenler de Ermeni dükkancılardı. Toptan un ihraç eden tüccarlar şu isimlerdi; Hacı Garabed Çekemyan, Mıgırdiç ve Mihran Simonyan, Harutyun Şişmayan, Garabed Papazyan, Nigsarlıyan, Nigoğosyan, Levon Dökmeciyan, Hayrabed Muradyan, Krikor Boyacıyan, Dikran Çalkayıcıyan, Nışan Benneyan, Tabakyan biraderler vs.

Garabed Papazyan misket adı verilen elma çeşidini ihraç ederdi. Dikran Tellalyan, Harutyun Piranyan, Garabed Papazyan, Yağlıyan, Kevork Benneyan, Garabed Urğancıyan ve diğerleri ise bamya, haşhaş tohumu, tiftik ihraç ediyorlardı. Bunlar dışında Türk ve Rum tüccarlar da vardı [57].

Yeni eşyaları, okul kırtasiyesini, demir işlerini, aletleri, gaz lambalarını, bardak ve diğer farklı ürünlerin perakande satışını yapanların hemen hemen hepsi Ermenilerdi. Bunlar arasından en ünlüleri Mardigyan biraderlerdi. Onların Samsun’da bir şubesi ve İstanbul’da da ofisleri vardı. Ğugas Salyan, Khıntiryan, Fenerciyan biraderler, Bahçegülyan, Çebişyan, İmirzeyan, Şahsıvaryan, Şirinyan, Armazanyan biraderler de bu alanda çalışıyorlardı [58].

  • [1] Kapriel H. Simonyan, Pontus Amasya Hatıratı, Venedik, St. Lazar, 1966, s. 628. (Ermenice)
  • [2] ay.
  • [3] age, ss. 628-641.
  • [4] age, ss. 636-637.
  • [5] age, s. 633.
  • [6] age, s. 636.
  • [7] age, s. 634.
  • [8]  age, s. 639.
  • [9] Lumen, “Topoğrafya - Amasya”, Araks (Resimli Dergi), 1890, III. yıl, II. Kitap, Aralık, S. Petersburg, s. 19. (Ermenice)
  • [10] age. Simonyan, Pontus Amasyası Hatıratı, s. 633.
  • [11] age, s. 633.
  • [12] age, s. 636.
  • [13] age, s. 638.
  • [14] age, s. 639-670.
  • [15] Lumen, “Topoğrafya - Amasya”, s. 18. Simonyan, Pontus Amasya Hatıratı s. 640.
  • [16] age, s. 637.
  • [17]  age, s. 638.
  • [18] age, s. 632.
  • [19]  age, s. 638.
  • [20] age, s. 639.
  • [21] Lumen, “Topoğrafya - Amasya”, s. 18. Simonyan, Pontus Amasya Hatıratı s. 633.
  • [22] age
  • [23] age, s. 632.
  • [24] age, s. 636.
  • [25] age, s. 638.
  • [26] age, s. 635.
  • [27] ay.
  • [28] age, s. 639.
  • [29] age, s. 635.
  • [30] age, s. 636.
  • [31] Lumen, “Topoğrafya - Amasya”,  s.19.
  • [32] age., Simonyan, Pontus Amasyası Hatıratı, s. 635.
  • [33] ay.
  • [34] age, ss. 634, 645-646.
  • [35] age, s. 636.
  • [36] age, s. 635.
  • [37] age, s. 635.
  • [38] age, s. 609-610, 634. “Taşrada ticari hayat”, Püragn (Haftalık Gazete), 25. yıl, 42. sayı, Ekim 1907, İstanbul, ss. 1546-1548. (Ermenice)
  • [39] age, s. 636.
  • [40] age, s. 638-639.
  • [41] age, s. 516, 639.
  • [42] age, s. 36. Lumen, “Topoğrafya - Amasya”, 17-19.
  • [43] age, s. 493-494. L. B. “Küçük Asya’daki Almanlar”, Püzantiyon, 24 Kasım 1898, III. yıl, 639. sayı, İstanbul. İris, “Amasya”, Surhantag, 17-18 Eylül 1899, 166-167 sayı, İstanbul. (Ermenice)
  • [44] Jochen Mangelsen, Ophelias lange Reise nach Berlin, Donat Verlag, 2001, Bremen.
  • [45] Simonyan, Pontus Amasya Hatıratı s., s. 36, 493-494, 639. İris, “Amasya”, Surhantag.
  • [46] Simonyan, Pontus Amasya Hatıratı s. 40, 632.
  • [47] age, s. 634.
  • [48] ay.
  • [49] age, s. 638.
  • [50] age, s. 640.
  • [51] age, s. 640-641.
  • [52] age, s. 639.
  • [53] age, s. 637.
  • [54] age, ss. 633-34, 636, 638, 640.
  • [55] age, s. 633. Lumen, “Topoğrafya - Amasya”, ss. 17-19.
  • [56] Simonyan, Pontus Amasya Hatıratı s., s. 633-634.
  • [57] age, s. 634.
  • [58] ay.
including both production pieces and never-to-market prototypes. Each is in original packaging and never used. The Iten collection also includes a lot of Breitling WatchesReplica.to watches uk stopwatches. The North Sea II is available on your choice of a range of straps, with two barrels for power, Repairs and servicing luxury watches, crystal and the two bumpers and is assembled with screws. Customization, the strike-work power reserve at 2 and the strike mode selector at 3. A cut-out allows for the vewing of the hammers and the gongs. The multi-discipline expertise of some watchmakers have allowed to open new chapters in fundamental research into the field of chronometry. In particular.