1890’lı yılların ortalarında Hamidiye baskıları, özellikle 1896 Ağustos’unda İstanbul’da gerçekleşen katliamlar, göç ve muhacerete yeni bir ivme kazandırdı; ancak aynı zamanda muhacir akınlarının Osmanlı başkentinden başka bölgelere ve ülkelere yönelmesine yol açtı. İşte o dönemden itibaren Sebastialıların göçünün başlıca istikametlerinden biri Amerika Birleşik Devletleri olur.
Böylece, Sebastia’da Büyük Britanya’nın konsolos vekili Philip Bulman 1896 Ağustosu’nda kaydettiğine göre, Sebastia’dan Ermeni erkeklerin ayrılmaya yönelik genel bir eğilimi var ve Osmanlı makamları bu duruma hiçbir şekilde karşı çıkmamaktadır [1]. O ayrıca, 1895 Ekim’inden 1896 Ağustos’una kadar 293 erkek Osmanlı pasaportu (tezkere) aldığını - sözde İstanbul’a veya Samsun’a gitme bahanesiyle - ancak hepsinin ülkeyi terk ettiğini ve çoğunlukla Amerika veya Rusya’ya gittiğini belirtmekte; ayrıca yaklaşık 150 erkek de tezkere almadan ayrılmış ve Zeytun, Samsun, Trabzon ve Ankara’ya yönelmiştir [2].
Amerikali Ermeni araştırmacı Robert Mirak’ın hesaplamalarına göre, 1834-1890 yılları arasında - yani 56 yılda - ABD’ye yerleşmiş Ermeni sayısı 1.500 iken, 1891-1895 yıllarında - beş yılda - oraya göç eden Ermenilerin sayısı 5.500 olmuş, 1896-1897 yıllarında ise - iki yılda - yaklaşık 5.000’e ulaşmıştır [3]. Sonraki yıllarda, 1914’e kadar, ABD’ye yılda ortalama 3.250 Ermeni göç etmiştir. En yüksek sayı 1913 yılında kaydedilmiştir: 9.353 (karşılaştırma için: 1912’de 5.222 ve 1914’te 7.785) [4]. Böylece, Ermeni Soykırımı arifesinde ABD’ye yerleşmiş Ermenilerin sayısı 65.950 idi [5] ve bunların yaklaşık 55.000’ini Osmanlı İmparatorluğu’ndan göç eden Ermeniler oluşturuyordu [6].
Yukarıdaki sayılar gösteriyor ki, Sebastia’dan ABD’ye ve diğer ülkelere yönelik göç, 1908’deki Jöntürk Devrimi’nden sonra yeni bir boyut ve hacim kazandı. “Geleneksel” ekonomik sebeplerin (toprak azlığı, ağır vergiler, tarımsal işlerin düşük gelir getirmesi vb.) yanı sıra iki önemli yeni etken ortaya çıktı:
- 1.Osmanlı’nın yeni yönetimi, ülke içinde ve dışına yolculuk etmeye dair Sultan Abdülhamit yönetiminin koyduğu kısıtlama ve engelleri kaldırdı.
- 2.Osmanlı Meclisi bir kanun kabul ederek 1910’dan itibaren “bedel-i askerî” adlı askerlik vergisinin tahsilini kaldırdı ve Ermeniler ile diğer Hristiyan Osmanlı tebaası Müslümanlarla eşit koşullarda Osmanlı ordusuna alınmaya başlandı. (Detaylı bilgi için “Hushamadyan” sitesinde bulunan “Muş ve Sasun – Askerlik vergisi (bedel-i askerî)” başlıklı yazıya bakınız.
Sebastialı Ermeni genç erkeklerin çoğu, askerlik hizmetinden kaçınmak amacıyla göçe yöneldi ve ABD’ye, Rusya’ya ve Balkan ülkelerine göç etti.
Bu olgunun boyutunu vurgulamak amacıyla, Sebastia’da yayımlanan “Hoğ-Tar” dergisinde belirtiliyordu ki, 1908 Anayasası’nın ilanından sonra Sebastia köylerinde Ermeni nüfusunun artışı, gençlerin göç etmesi nedeniyle neredeyse durma noktasına gelmiştir [7].
Divrik kazasının Ermeni nüfuslu köylerinde de göçün nedeni olarak “askerlikle ilgili son sıkılıklar” gösterilmektedir; yani askerlik vergisinin kaldırılması, Ermenilerin Osmanlı ordusuna alınması ve Balkan savaşlarına katılmaları, ayrıca toprak yetersizliği. Divrik’in bazı yerleşimlerinde bulunan Ermeniler için göçün başlıca geçim yolu olduğu bildiriliyordu [8].
Sebastialı gençlerin, askerlikten ve Balkan Savaşları’na (1912–1914) katılmaktan kaçınmak amacıyla ABD’ye yönelen göçü, onların ölüm ilanlarında yer alan biyografik ayrıntılarda da görülmektedir. Bu ilanlar, 1936’da ABD’de kurulan Tüm-Sebastialılar İnşaa Derneği’nin “Yeni Sebastia” dergisinin 1940-1970’li yıllardaki neredeyse tüm sayılarında mevcut.
Örneğin, Sebastia’nın Zara köyünde doğan Setrak Derdiaryan (1892-1946) için ölüm ilanında şöyle denmektedir: “Setrak da birçok seçkin Sebastialı gibi, 1913’te doğduğu yerden, askerlik çağına gelmişken kaçtı ve Amerika Birleşik Devletleri’ne, New York’a geldi” [9].
Sebastia’nın Çarküt köyünden Murat Kaçoyan (1889–1967) için şöyle yazılmış: “1912’de Balkan Savaşı’nda Osmanlı ordusuna alınır ve İstanbul’a sevk edilir; kışladan kaçarak, tanıdık Ermeni hemşehrilerinin yardımıyla Amerika’ya gelir” [10].
Benzer şekilde, Sebastia’nın Tavra köyünden Murat Gırdodyan (1893-1976) için ölüm ilanında şunu okumaktayız: “1912 Balkan Savaşı’nda askerlik yükümlülükleri ortaya çıkınca, sonunda Sebastia’dan ayrılmaya ve Amerika’ya gitmeye karar verdi” [11].
Sebastia’nın bazı yerleşimlerinden ABD’ye göç eden gençlerin sayısı o kadar fazlaydı ki, yabancı topraklarda eğitim ve kültür kuruluşları kurmalarına olanak sağladı. Örneğin, Sebastia’nın Hağt köyünden göç edenler, 1910 yılında ABD’nin Rhode Island eyaletindeki Providence şehrinde “Hağt Köyü Eğitimperver Derneği”ni kurdular [12]. Dernek, Detroit, New York, Niagara Falls ve hatta Kanada’da şubeler açtı. Dernek tarafından toplanan 6.000 Osmanlı altınıyla, üç yıl içinde Hağt okulunun yeni binası inşa edildi [13].
1911 yılında, yine ABD’nin Providence şehrinde, “genç ve coşkulu bir grup” Govdunlu bantukhdlar tarafından Govdun Eğitimperver Derneği kuruldu [14]. Dernek tarafından toplanan paralarla, 1915’ten önce Govdun’da bir değirmen inşa edildi ve yeni bir okul binası yapılması planlanıyordu [15].

Ayakta duranlar, soldan sağa; Melek Seraydaryan, Makruhi Seraydaryan, Minas Seraydaryan (Makruhi’nin eşi), Anna Seraydaryan, Maritsa Seraydaryan, Vosgi Seraydaryan (Barsamyan).
Eklenen fotoğraftaki kişi Hınazant Kütneryan (Seraydaryan); bu aileden nadir hayatta kalanlardandır. Makruhi ve Minas Seraydaryan’ın kızı, Hınazant Seraydaryan’ın torunudur. Daha sonra Birleşik Devletleri’nde Detroit’e yerleşmiştir (kaynak; Nor Sebastia, Aralık 1972–Ocak 1973, sayı 122, 37. yıl).
Sebastia’dan ABD’ye göçün akışını durduramasa da hafifletmeyi amaçlayan Hoğ-Tar, 26 Nisan 1914 tarihli sayısında, ABD’de çiftçilik yapan bir Sebastialının mektubunu ve buna eşlik eden şiirini yayımladı. Şiirde oradaki çiftçi hayatının zorlukları anlatılıyor ve Sebastialı bantukhd, gençlere şu öğütlerde bulunuyordu: “Abartılı yazılara asla inanmayın”, “aklınızı başınıza toplayın” ve “memleketin değerini bilin” [16].
1913 baharında, İstanbul’daki Ermeni Patrikhanesi, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermeni nüfusunun sayımını başlattı. Gönderilen nüfus sayım formlarındaki sorulardan biri, bantukhdların (muhacirlerin) sayısıyla ilgiliydi ve ayrıca, hangi ülkelerde bulunduklarının belirtilmesi isteniyordu.
Sebastia Ermenileri Ruhani Önderliği’nden alınan verilere göre, 42 Ermeni yerleşiminde 50.308 Ermeni nüfus ve 5.835 Ermeni bantukhd kaydedilmişti. Yani, muhacirlerin toplam Ermeni nüfusundaki oranı yaklaşık %10, erkek Ermeni nüfusu içindeki oranı ise yaklaşık %20 idi (köy bazlı veriler için bakınız: Tablo 1) [17].
Gürün Ruhani Önderliği’nden alınan verilere göre, 37.023 Ermeni nüfus ve 3.518 Ermeni bantukhd kaydedilmişti. Buna göre, muhacirlerin toplam Ermeni nüfusundaki oranı yaklaşık %8, erkek Ermeni nüfusu içindeki oranı ise yaklaşık %16 idi. Göç yönleri olarak Amerika (ABD ve Kanada), Avrupa ülkeleri, Rusya ve Türkiye’nin iç bölgeleri belirtilmiştir (köy bazlı veriler için bakınız: Tablo 2) [18].
Şabinkarahisar Ruhani Önderliği’nden alınan verilere göre, 22.684 Ermeni nüfus ve 2.847 Ermeni bantukhd kaydedilmişti. Yani, muhacirlerin toplam Ermeni nüfusundaki oranı yaklaşık %11, erkek Ermeni nüfusu içindeki oranı ise yaklaşık %22 idi. Göç yönleri olarak İstanbul, İzmir, Amerika, Rusya, Balkan ülkeleri (Bulgaristan, Romanya) ve Yunanistan (Kavala) belirtilmiştir (köy bazlı veriler için bakınız: Tablo 3) [19].

Amasya-Merzifon Ruhani Önderliği’nden alınan 1913 nüfus sayımı verilerine göre, Ermeni nüfusu 31.513 ve bantukhd Ermeni sayısı 478 idi. Yani, bantukhdların toplam Ermeni nüfusu içindeki oranı nispeten düşük olup yaklaşık %1,5, erkek Ermeni nüfusu içindeki oranı ise yaklaşık %3 idi. Göç yönleri olarak İstanbul, Samsun, Bafra, Amerika, Rusya, Avrupa ülkeleri (İtalya, Fransa ve İngiltere) ve Mısır belirtilmiştir (köy bazlı veriler için bakınız: Tablo 4) [20].
Tokat Ruhani Önderliği’nden alınan 1913 nüfus sayımı verilerine göre, Ermeni nüfusu 32.281 ve bantukhd Ermeni sayısı 511 idi. Ruhani Önderlik bölgesinde bantukhdların toplam ve erkek Ermeni nüfusu içindeki oranı da düşük olup, sırasıyla %1,5 ve %3’tü. Göç yönleri olarak İstanbul, İzmir, Mısır, Amerika, Rusya ve Bulgaristan belirtilmiştir (köy bazlı veriler için bakınız: Tablo 5) [21].
Böylece, 1913 nüfus sayımı verilerine göre Sebastia vilayetinde 186.998 Ermeni kaydedilmişti; bunlardan 173.809’u yerleşik nüfus, 13.189’u bantukhdtu. Yani, göç etmiş olanlar Sebastia vilayetindeki toplam Ermeni nüfusunun yaklaşık %7’sini ve erkek Ermeni nüfusunun yaklaşık %14’ünü oluşturuyordu [22]. Sebastia (Gürün dahil) ve Şabinkarahisar kazalarındaki toplam Ermeni nüfusu ve erkek Ermeni nüfusu içindeki bantukhd oranı ise daha yüksek olup, sırasıyla yaklaşık %10 ve %20 idi. Göç oranları açısından öne çıkan yer Gürün şehriydi; burada kaydedilen 11.133 toplam Ermeni nüfusundan yaklaşık 2.500’ü, yani %22,4’ü (erkek nüfusun %44,8’i) bantukhdtu. Ermeni Soykırımı arifesinde Sebastia Ermenilerinin göçünün başlıca yönü hâlâ iç bölgeler: İstanbul, İzmir, Kilikya, Halep ve Karadeniz kıyısındaki limanlar gibi yerlerdi. Göçün giderek artan ikinci yönü Amerika (ABD ve Kanada) idi. Vilayetin doğu bölgelerinden, özellikle Şabinkarahisar’dan, Rusya İmparatorluğu’na (Batum, Tiflis) göç akışı yoğundu. Diğer göç yönleri ise Balkan ülkeleri (Yunanistan, Bulgaristan, Romanya) ve Avrupa ülkeleriydi.

Oturanlar, soldan sağa; Marnos Mergeryan, Zaruhi Taşçıyan, Araksi Kalaycıyan, Beşgötüryan, Maritsa Şamlıyan. Ayakta duranlar, soldan sağa; Ağavni Pıdyan, Akabi Khaçaduryan, Akabi Odacıyan-Dilimetyan, Müşgünaz Taşçıyan (kaynak; Nor Sebastia, Ağustos–Eylül 1971, sayı 115, 36. yıl).
Tablo 1. Sebastia Ruhani Önderliği (Önderlik Çevresi) Ermeni Nüfusu ve Bantukhd Ermeni Sayısı, 1913 Nüfus Sayımı Verilerine Göre
Köy/Bölge | Toplam Ermeni Nüfusu | Bantukhd Sayısı | |
1 | Sebastia/Sivas | 19,507 | 2,970 |
2 | Zara | 3,040 | 135 |
3 | Karaboğaz | 462 | 43 |
4 | Alakilise | 1,146 | 134 |
5 | Karhad | 718 | 83 |
6 | Tekelli | 168 | 11 |
7 | Divigse | 202 | 29 |
8 | Todorak | 720 | 179 |
9 | Cencin | 278 | 42 |
10 | Stanoz | 710 | 90 |
11 | Yarasar | 1,250 | 158 |
12 | Pırapert | 622 | 43 |
13 | Oğnovid | 130 | 12 |
14 | Bardizak | 600 | 63 |
15 | Çalfürt | 95 | 11 |
16 | Khorokhon | 458 | 66 |
17 | Kotni | 770 | 60 |
18 | Gamis | 673 | 92 |
19 | Ğoçasar | 2,037 | 84 |
20 | Gavra | 783 | 85 |
21 | Tavşanlı | 114 | 12 |
22 | Sar Hacı | 128 | 20 |
23 | Duzasar | 2,077 | 303 |
24 | Govdun | 1,901 | 212 |
25 | Khandzar | 790 | 90 |
26 | Khorsana | 1,335 | 150 |
27 | Ğavraz | 600 | 72 |
28 | Tıtmaç | 780 | 49 |
29 | Fereşet Yenice | 226 | 38 |
30 | Bingöl (Takhdud) | 853 | 43 |
31 | Ğaldi (Ğoğalı, Çat Ören) | 621 | 54 |
32 | Şim Kürek | 45 | - |
33 | Tavra | 1,518 | 150 |
34 | Yeni-Han | 1,461 | 118 |
35 | Sarı Hasan | 151 | - |
36 | Borazud | 34 | 1 |
37 | Sivri | 39 | |
38 | İncesu | 19 | - |
39 | Bünyan | 505 | 35 |
40 | Aziziye | 968 | 40 |
41 | Keçeyurt | 1,100 | 25 |
42 | İşkhani | 674 | 33 |
Toplam | 50,308 | 5,835 |
Tablo 2. Gürün Ruhani Önderliği Ermeni Nüfusu ve Bantukhd Ermeni Sayısı, 1913 Nüfus Sayımı Verilerine Göre
Köy/Bölge | Toplam Ermeni Nüfusu | Bantukhd Sayısı | Bantukhdların Gittiği Ülkeler | |
1 | Gürün ve merkez köyleri | 8,633 | 2,500 | Amerika, Avrupa, Rusya ve Türkiye |
2 | Darende ve köyleri | 2,847 | 170 | Amerika ve Türkiye |
3 | Tonus (Şehr Kışla) kazası | 18,713 | 665 | Yabancı ülkeler ve diğer vilayetler |
4 | Bünyan kazası | 4,215 | 183 | Yabancı ülkeler ve diğer vilayetler |
5 | Kangal kazası | 2,615 | - | - |
Toplam | 37,023 | 3,518 | - |


Tablo 3. Şebinkarahisar Ruhani Önderliği Ermeni Nüfusu ve Bantukhd Ermeni Sayısı, 1913 Nüfus Sayımı Verilerine Göre
Köy/Bölge | Toplam Ermeni Nüfusu | Bantukhd Sayısı | Bantukhdların Gittiği Ülkeler | |
| Şabinkarahisar Kazası | ||||
1 | Şabinkarahisar | 4,918 | 649 | Rusya, Amerika, Bulgaristan |
2 | Tamzara | 1,518 | 403 | Giresun, Rusya, Mısır, Amerika vs. |
3 | Buseyid | 510 | 77 | Kavala, İstanbul |
4 | Antırği | 646 | 98 | Kavala, Rusya, Romanya |
5 | Çırtakh | 667 | 88 | İstanbul, Bulgaristan, Kavala, Mısır |
6 | Dziberi | 752 | 147 | İstanbul, Rusya, Bulgaristan vs. |
7 | Lıtariç | 86 | 5 | - |
8 | Çiş köy | 7 | - | - |
9 | Çonlu | 23 | - | - |
Şabinkarahisar Kazası Toplam | 9,127 | 1,467 | - | |
| Suşehri (Andreas) Kazası | ||||
1 | Andreas | 2,784 | 245 | İstanbul, Amerika, Bulgaristan, Rusya vs. |
2 | Mışagnots | 844 | 106 | Rusya, Bulgaristan, Romanya vs. |
3 | Pürk | 1,716 | 148 | Rusya, Romanya, Bulgaristan, vs. |
4 | Sis | 785 | 50 | İstanbul, Amerika vs. |
5 | Eskişehir | 352 | 46 | Rusya, İstanbul vs. |
6 | Gıtanots | 325 | 33 | İstanbul vs. |
7 | Komeşdun | 107 | - | - |
8 | Baladiz | 30 | - | - |
9 | Şeyhli | 5 | - | - |
10 | Keçeli | 20 | - | - |
11 | Bedri | 10 | - | - |
12 | Devrişbey ağılı | 5 | - | - |
13 | Yeniköy | 214 | 13 | İstanbul |
14 | Bey Çiftliği | 76 | - | - |
15 | Yukarı Adzbıder | 1,614 | 300 | İstanbul, Rusya, Bulgaristan, Romanya |
16 | Aşağı Adzbıder | 875 | 100 | İstanbul |
17 | Ağravnis | 923 | 113 | İstanbul |
18 | Gıraç | 104 | 10 | İstanbul |
19 | Alamonik | 219 | 15 | İstanbul |
20 | Üzengi | 29 | 3 | İstanbul |
21 | Khürdük | 139 | 28 | İstanbul |
22 | Sevindik | 375 | 30 | İstanbul |
23 | Tımluç | 173 | 15 | İstanbul |
24 | Avtuhdu | 126 | 8 | İstanbul |
25 | Abana | 444 | 50 | İstanbul |
26 | Kavak | 41 | 7 | İstanbul |
27 | Hamam | 197 | 15 | İstanbul |
28 | Çorkhakh | 100 | 15 | İstanbul |
29 | Tandırcık | 53 | - | - |
30 | Çamlıca | 45 | - | - |
31 | Ağvanis | 700 | 30 | İzmir, İstanbul, Amerika vs. |
32 | Alıcora | 37 | - | - |
33 | Muşağ | 90 | - | - |
Suşehri (Andreas) Kazası toplam | 13,557 | 1,380 | ||
| Şebinkarahisar Sancağı Toplam | 22,684 | 2,847 | ||
Tablo 4. Amasya-Merzifon Ruhani Önderliği Ermeni Nüfusu ve Bantukhd Ermeni Sayısı, 1913 Nüfus Sayımı Verilerine Göre
Köy/Bölge | Toplam Ermeni Nüfusu | Bantukhd Sayısı | Bantukhdların Gittiği Ülkeler | |
1 | Amasya | 13,788 | 350 | İstanbul, Samsun, Amerika, Rusya, Avrupa ve Mısır |
2 | Marzifon | 10,381 | 82 | Amerika, Mısır, İtalya, Fransa ve İngiltere |
3 | Liç | 145 | - | - |
4 | Sim-Hacıköy | 4,064 | 31 | Amerika, Rusya ve Mısır |
5 | Yenice köy | 140 | - | - |
6 | Mecidözü | 700 | - | - |
7 | Vezirköprü | 1,612 | 15 | Bafta, Samsun ve Mısır |
8 | Havza | 333 | - | - |
9 | Ladik | 300 | - | - |
10 | Yarımca köy | 50 | - | - |
Amasya Ruhani Önderliği toplam | 31,513 | 478 |
Tablo 5. Tokat Ruhani Önderliği Ermeni Nüfusu ve Bantukhd Ermeni Sayısı, 1913 Nüfus Sayımı Verilerine Göre
Köy/Bölge | Toplam Ermeni Nüfusu | Bantukhd Sayısı | Bantukhdların Gittiği Ülkeler | |
1 | Tokat ve köyleri | 17,480 | 309 | İstanbul, İzmir, Mısır, Amerika, Rusya, Bulgaristan ve Türkiye’nin farklı şehirleri |
2 | Zile ve köyleri | 4,283 | 58 | Amerika, Mısır, Rusya ve Türkiey’nin farklı şehirleri |
3 | Herek veya Erbaa ve köyleri | 6,948 | 100 | İstanbul, Amerika, Rusya vs. |
4 | Niksar ve köyleri | 3,560 | 44 | Amerika, Rusya, Avrupa vs. |
5 | Reşadiye ve köyleri | 10 | - | - |
Tokat Ruhani Önderliği toplam | 32,281 | 511 |
Göçle İlgili Sebastialı Ermenilerin Gelenekleri
Bantukhd olmak ya da “gurbet”e çıkmak çeşitli adetlerle birlikte olurdu. Göç günü, bantukhdun evinde akrabalar ve yakın dostlar toplanır, onu “son kadeh rakıyı başarı dilekleriyle içerek” uğurlarlardı [23]. Akrabalardan bazıları bantukhda yazma, bazıları çorap, bazıları ise yiyecek hediye ederdi. Kadınlar genellikle ayrı bir odada toplanır, yakınlarının gidişine ağıt yakarak ağlarlardı (bu ağıtlar haksız değildi; çünkü gurbet senelerce, hatta on yıllarca sürer, birçok kişi de gurbet elde hayatını kaybederdi). Ayrılma vakti geldiğinde bantukhd, annesinin, eşinin ve diğer kadın akrabalarının ellerini öper, onlar da karşılık olarak göçmenin gözlerini ve alnını öperek yolculuk için hayır duasında bulunurdu [24].
Erkek akrabalar, bantukhdu yerleşimin dışına kadar uğurluyor, orada da o, diğer gurbetçilerden, tüccarlardan ve yolculardan oluşan kervana katılıyordu. Genellikle gurbete 5-10, bazen de 20-30 kişilik gruplar hâlinde gidilirdi; önceden katırcı ile anlaşılır, katır ücreti ve yola çıkma günü belirlenirdi. [25]
Gurbetçinin yola çıkacağı günün akşamında ailesi kiliseye giderek “hayırlı yolculuk” için dua ederdi. [26]
Yol boyunca bantukhdlar, imkân oldukça, ailelerine “falanca şehre veya köye selâmetle vardık” şeklinde bir ya da birkaç mektup gönderiyorlardı. İstanbul’a veya başka bir gurbet yerine ulaşınca da eve mektup gönderilirdi. [27]
Bantukhdlar daha sonraları da, memlekette bıraktıkları aileleriyle, kaldıkları yerin hâlini, karşılaştıkları olayları ve ihtiyaçlarını yazarak, kazandıkları paranın bir kısmını da eve göndererek iletişimi sürdürmeye çalışıyorlardı. Mektuplarda bantukhd, anne-babasından “bize duâcı olun, gelinin ve çocukların üzerinden nazarınızı eksik etmeyin” diye rica ediyor, eşine ise “büyüklerine itaatli ol, çocuklara mukayyit (gözetici) ol”, “kendine sahip çık” (namusunu korumaya, eşine sadık kalmaya imâ), “kilise ve duadan geri durma” gibi öğütler veriyordu. [28]
Erkekler gurbette olduğu için, kadınlar ailevi ihtiyaçları karşılamanın yanı sıra toprak işleriyle de uğraşmak zorunda kalıyorlardı; özellikle de evlerin yakınındaki bahçeleri ekip biçerek. Nitekim, Gürün’ün Aşur mahallesinin kadınları hakkında, onların kazma-kürek kullanmaya alışkın oldukları aktarılmaktadır [29]. Genel olarak Gürünlüler “misafirperver, iyi huylu ve insansever” olarak tasvir ediliyor, ayrıca “kendileri gurbete alışık olduklarından bantukhdları çok severler” deniyordu [30].
Kadınlar, gurbette bulunan kocalarına olan özlemlerini hem Ermenice, hem de Türkçe, gurbet, sevda ve hasret temalı Ermenice anduni adı verilen türkülerle ifade ediyorlardı. Örneğin, Gürün’de “Illayi, ıllayi” isimli türkü yaygındı:
“Olaydım, olaydım,
Bezirgan olup yükünü açaydım,
Sıvırcık olup üzerinde döney¬dim,
Dilim anahtar olaydı, gönlünü açaydım.
Olaydım, olaydım,
Tavsirci (ressam) olaydım, resmini çıkaraydım,
Her özlediğimde önüme alaydım,
Gül ağacı olaydım, kapında biteydim,
Her sabah gönlüne açılaydım.
Dalga, dalga gelir Bolis’in (İstanbul’un) denizi,
Ne hoş eser sevdanın yeli,
Tanrı nasip edeydi, yanına gideydim,
Muradımı alaydım, denize düşeydim.” [31]

Ayrıca, bantukhdlarla ilgili bazı doğaüstü inanışlar da vardı. Örneğin, gurbetçi bir an önce eve dönsün diye, yolculuğa çıkmadan önce erzağından gizlice bir parça ekmek alıp saklamak gerekirdi [32].
İstanbul ve İzmir’e yapılan göçlerin ortalama süresi 5-7 yıl olsa da, bazen 10, 20 veya daha fazla yıl sürüyordu. İlk kez göçe genellikle 18-20 yaşlarında çıkılırdı. Göç hazırlığındaki genç, doğduğu yere ve aileye bağlı kalması için evlendirilirdi. Erkek, evlendikten birkaç ay sonra göç eder, eşini hamile bırakırdı. Bazen çocuk doğar ve babasını hiç görmeden büyürdü. Eğer çocuk kız ise, 14-15 yaşlarında babanın dönmesini beklemeden evlendirilirdi [33].
Bazen erkekler, göçe 10-12 yaşını doldurmuş küçük oğullarıyla birlikte çıkarlardı. Bu durumla ilgili şu fıkra anlatılırdı:
“Bir keresinde, babasıyla İstanbul’a giden küçük bir çocuk, ilk gece bir handa konaklarken ağlamaya başlar. Babası, üzülerek çocuğa sorar:
- Neden ağlıyorsun, oğlum?
Çocuk cevap verir:
- Anamı istiyorum, anamı!
O sırada baba da gözyaşlarını silerek der ki:
- Ben de isterim oğlum, ama yok...” [34].
Her bantukhd geri dönmezdi. Bazıları yıpranır, hanların karanlık köşelerinde varlıklarını sürdürür, sık sık sarhoşluğa kapılır ve sonunda hayatları kaybederlerdi. Özellikle ABD’ye göç edenler genellikle yeni ülkeye yerleşir ve hayatlarını kurar, göçü kalıcı hâle getirir ve zamanla eşlerini ve çocuklarını yanlarına alırlardı.
Aile trajedileri de yaşanabiliyordu. Sebastia’nın göç merkezi olan Gürün’de, Agon Emmi [35] adında bir kişiyle ilgili şu hikâye anlatılırdı: 20 yıl boyunca ailesine haber veya mektup göndermeden göç eden Agon, bir gece geç saatlerde ansızın evine dönmüş ve evde karısının yanında yatan bir adamı görünce, her ikisini de oracıkta öldürmüştü. Sonradan öğrendiği ise, öldürdüğü gencin kendi oğlu olduğuydu [36].
Eğer göç yolculuğu başarılı geçiyor ve bantukhd hem eve para gönderebiliyor, hem de bir miktar birikim yapabiliyorsa, genellikle yola çıktıktan 5-7 yıl sonra eve dönmeye karar verirdi. Dönüş genellikle Yeni Yıl veya Büyük Oruç döneminin başlangıcına denk getirilirdi. Özellikle Sebastia’nın güney bölgelerine, Gürün’e ulaşmak o dönemde büyük zorluklar içerirdi; çünkü o mevsimde soğuk ve tipi en yüksek seviyedeydi. İstanbul ve Halep’ten dönen Gürünlü bantukhdlar, Sebastia veya Antep’de günlerce uygun bir kervan beklemek zorunda kalırlardı. Yalnızca belirli kervanlar, “bu kadar zorlu ve tehlikeli bir yolculuğu göze alabilecek cesarette” olurdu [37].
Eğer göçmen, eve dönüşünü, yani sıla yapacağını, önceden ailesine haber verebiliyorsa, aile de akraba ve dostlarını bilgilendirir, ayrıca şükranlarını ifade etmek için kilise veya kutsal mekâna giderdi. Kervanın vardığı gün, bantukhdun akrabaları yanlarında yiyecek ve rakı getirerek onu karşılar ve yerleşim yerinin girişinde “sevinç gösterileri, şarkılar ve türküler söyleyerek, silah atışları yaparak yolcuyu eve getirirlerdi” [38].
Göçmenin evine ulaşıldığında, onun bindiği atın alnında memnuniyet göstergesi olarak yumurta kırılırdı; “Yaşasın yolcuyu sağ salim getiren yiğit at” denirdi. Bantukhd eve girince, önce anne-babasıyla selamlaşır, ellerini öper, toplanmış akraba ve dostlarla selamlaşır, ardından kendisi için hazırlanmış ayrı odadaki eşinin yanına geçerdi. Göçmenin yokluğunda çocukları evlenmişse, gelin ve damatlarıyla tanışması sağlanırdı. Bantukhd döndükten sonraki 3-4 gün boyunca akrabalar ve dostlar onu görmek ve “gözünüz aydın” demek için evine gelirdi. Dönen göçmenin evi günlerce adeta bir “düğün evi”ne dönüşür, sürekli kalabalık toplanır, gelenler “hoş geldin” der ve kendi bantukhdlarıyla ilgili sorular sorardı. “Gözünüz aydın” tebriklerine karşılık olarak ise, “Darısı sizin garibinize olsun, ki o da hayırlısıyla sılaya gelsin” denirdi [39].
Genellikle İstanbul’a yapılan göç tek seferlik olurdu; dönen bantukhd artık evinde kalır ve gelecekte göç edecek olanlar onun çocukları olurdu. Ancak bazen, göçten dönen kişi altı ay, bir yıl veya birkaç yıl evinde kaldıktan sonra yeniden yola çıkmak zorunda kalır, böylece göç süreci aralıklı bir döngü hâline gelirdi.
- [1] Turkey №3 (1897). Further Correspondence respecting the Asiatic Provinces of Turkey and events in Constantinople, London, 1897, s. 25.
- [2] a.y.
- [3] Robert Mirak, Torn between Two Lands: Armenians in America 1890 to World War I, Cambridge, Mass., Harvard University Press, 1983, s. 290։ 1820-1898 yılları arasında ABD’ye giriş yapan göçmenler, ilgili makamlar tarafından milliyetlerine göre değil, coğrafi kökenlerine göre kaydedilmişlerdir; yani geldikleri ülkelere göre sınıflandırılmışlardır. Bu bağlamda, Osmanlı Türkiye’sinden göç edenler 1868’e kadar “Avrupa Türkiye’sinden” olarak kaydedilmiş, 1869’dan itibaren ise “Asya Türkiye’sinden” ve “Ermenistan’dan” gelenler olarak kategorize edilmiştir. Bu nedenle, araştırmacıların bu döneme ilişkin yaptığı hesaplamalar yaklaşık değerler olarak kabul edilmektedir (K. R. Avakyan, “Ermenilerin Amerika Birleşik Devletleri’ne Göçü (1834–1924)”, Lraper Hasaragagan Kidutyunneri, no: 1, 1996, s. 97).
- [4] a.y.
- [5] Robert Mirak, Torn between Two Lands: Armenians in America 1890 to World War I, Cambridge, Mass., Harvard University Press, 1983, s. 290.
- [6] Amerikalı Ermeni araştırmacı Malcolm Vardan Malcolm’a göre, 1899-1917 yılları arasında ABD’ye 46.474 Ermeni Türkiye’den göç etmiştir. Karşılaştırma için, aynı dönemde Rus İmparatorluğu’ndan ABD’ye göç eden Ermeni sayısı 3.034’tür (Malcolm Vartan Malcom, The Armenians in America, Cambridge, Mass., Pilgrim Press, 1919, s. 67).
- [7] G. V. Muradcıyan, “Govdun ve çevresi”, Hoğ-Tar sosyal-siyasi haftalık gazete (Sebastia), 7 Haziran 1914, s. 2.
- [8] Vahe, “Divrik ve çevresindeki Ermeni köyleri”, Hoğ-Tar sosyal-siyasi haftalık gazete (Sebastia), 19 Nisan 1914, s. 2.
- [9] Nor Sebastia, Tüm-Sebastialılar İnşaa Derneği Resmi Yayın Organı, Eylül-Kasım 1946, s. 789-790.
- [10] Nor Sebastia, Tüm-Sebastialılar Yeniden İnşaa Derneği Resmi Yayın Organı, Şubat 1968, s. 39.
- [11] Nor Sebastia, Tüm-Sebastialılar Yeniden İnşaa Derneği Resmi Yayın Organı, Mart 1977, s. 53.
- [12] Arsen Madoyan, “Hağt Köyü Cemiyeti’nden”, Alis, Yeni Sebastia İşbirliği Derneği Resmi Bülteni, Şubat 1926, s. 3 (“Meşrutiyet, gençliğin göç yolunu tutup yurt dışına yönelmesine bir fırsat oldu; işte Hağt Köyü’nün Amerika’daki gençliği, bu olağanüstü göçün kısmen şanslı bir ürünü olup, kısmen bunun sonucudur.”
- [13] Bknz. Derneğin kurucusu Kevork Derderyan’ın “Nor Sebastia” dergisinde yayınlanan vefat haberi (Nor Sebastia, Tüm-Sebastialılar İnşaa Derneği Resmi Yayın Organı, Eylül-Kasım 1947, s. 875).
- [14] İlerde Govdun Yeniden İnşaa Derneği.
- [15] Vahan Hampartzumyan, Köy Dünyası. Tarihi, Etnografik İnceleme, Paris, 1927, s. 262.
- [16] Bir Sebastialı, “Bantukhd Yaşamından”, Hoğ-Tar sosyal-siyasi haftalık gazete (Sebastia), 26 Nisan 1914, s. 2.
- [17] AGBU Nubaryan Kitaplığı Arşivi, APC/BNu, DOR 3/2, 34-35 yapraklar (maalesef, göç yönleri belirtilmiş değil).
- [18] AGBU Nubaryan Kitaplığı Arşivi, APC/BNu, DOR 3/2, 37-45 yapraklar.
- [19] AGBU Nubaryan Kitaplığı Arşivi, APC/BNu, DOR 3/2, 1-29 yapraklar.
- [20] AGBU Nubaryan Kitaplığı Arşivi, APC/BNu, DOR 3/2, 31 yaprak.
- [21] AGBU Nubaryan Kitaplığı Arşivi, APC/BNu, DOR 3/2, 32 yaprak.
- [22] Divrik hakkında bilgiler eksik.
- [23] S. M. Dzotsigyan, Batı Ermeni Dünyası, New York, 1947, s. 96. Bknz. H. G. Canikyan, Eğin Tarihi, Tiflis, M. T. Rodinyants Matbaası, 1895, s. 120.
- [24] Dzotsikyan, Batı Ermeni Dünyası, s. 96; Canikyan, Eğin Tarihi, s. 120-121.
- [25] a.y.
- [26] Canikyan, Eğin Tarihi, s. 121.
- [27] a.y.
- [28] a.y.
- [29] P. Sukias Eprikyan, Resimli Doğa Sözlüğü, Birinci cilt, II. Kitap, Venedik, S. Lazar, 1907, s. 437.
- [30] a.y.
- [31] V. S. Temurciyan, Kamirk Ermenileri, Yerevan, Sovyet Ermenistani Bilimler Akademisi Yayınları, 1970, s. 118.
- [32] a.e., s. 194 (“Bantukhdun çabuk dönmesini istiyorsan, yol erzağından gizlice bir ekmek al ve sakla”).
- [33] Canikyan, Eğin Tarihi, s. 122.
- [34] Dzotsikyan, Batı Ermeni Dünyası, s. 29.
- [35] Amca (Arapça).
- [36] Minasyan, Gürün Tarihi, s. 368.
- [37] a.e., s. 369.
- [38] Dzotsikyan, Batı Ermeni Dünyası, s. 29.
- [39] Canikyan, Eğin Tarihi, s. 122; Dzotsikyan, Batı Ermeni Dünyası, s. 29.






