Amasya | Ticaret - İpranosyan Biraderler

Yazar: Lerna K. Yanık, 17/05/2022 (son değişiklik: 17/05/2022), çeviren: Arlet İncidüzen

19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında, Amasya’daki ticari hayatı, İpranosyan Biraderler’in hikâyesi olmadan bütünüyle anlatmak mümkün değildir. İpranosyan Biraderler olarak bilinen -Yeprem/İpranos İpranosyan (1848-1921) ve Maruke İpranosyan (1856-1920/21) 18. ve 19. yüzyılda moda olan bogassi tarzı tekstillerin üretim merkezi olan - Amasya’da yerleşik bir aileden gelmekteydiler. [1] İpranosyan Biraderler, Kırım ve Braşov, Romanya’yla bağları olan aile kumaş ticaretini devralıp [2] İstanbul, Milano, Brüksel ve Manchester dahil olmak üzere Avrupa şehirlerinde şubeleri bulunan ve Osmanlı İmparatorluğu’na yayılan tekstil ve çeşitli mallar satan geniş bir mağaza ağı kurdular.

İpranosyan Biraderler’in işlerini genişletmek için İstanbul’a tam olarak hangi tarihte geldikleri tam olarak belirli değildir. Simonyan’a göre, 1890’larda ailesiyle birlikte İstanbul’a ilk yerleşen Yeprem İpranosyan’dı. [3] 1885 yılının Annuaire Oriental’ında İpranosyanlarla ilgili bir kayıt bulunmamakla birlikte, 1889-1890 yılının Annuaire Oriental’ı, İstanbul’da Yaldisli/Yaldızlı? Han, 15 numarada “İpranosyan Freres” şubesini göstermektedir. [4] 1895’e gelindiğinde İpranosyanlar çoğunluğu Anadolu’da olmak üzere Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde 40 şube açmışlardı; 1909’da mevcut şubelere üç şube daha (Mersin, Adana, Tarsus) daha eklemeyi başarmışlardı. [5] Bu yıllarda, İpranosyan Biraderler şirketinin geniş ticari ağları sadece Osmanlı İmparatorluğu’nda değil, Avrupa’da da büyüdü. İpranosyanların Milano ve Brüksel gibi şehirlerde şubelerini ne zaman kurduklarına dair kesin bir bilgi elimizde olmasa da 1890’ların sonlarında/1900’lerin başında, sadece tekstil ve iplik fabrikaları bakımından değil, aynı zamanda küresel boyutta da bir ticaret merkezi olan, Manchester şehrinde İpranosyan Biraderler bir şube açmışlardır. Manchester şehrine ilk Ermeni göçmenler, bu şehrin sunduğu ekonomik fırsatlar ve Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermenileri saran siyasi huzursuzluğun bir araya gelmesiyle, 1850’lerin sonlarında gelmişlerdir. [6] Bu ilk dalga göçle karşılaştırıldığında İpranosyan Biraderler şirketinin bir şubesinin bu şehirde açılması görece daha geç olmuştur. [7] Buna rağmen,  İpranosyan Biraderler Şirketi Manchester’da kısa sürede içerisinde, Osmanlı İmparatorluğu’na yayılmış şube ağları tarafından satılmak üzere Osmanlı İmparatorluğu’na tekstil ve iplik ihraç eden önde gelen Osmanlı menşeli işletmelerden biri haline gelmişlerdir. Örneğin, 1900 yılının Eylül ayında, “bir” Bay İpranosyan’ın, Sultan Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yıldönümünü kutlamak için Liverpool’daki Osmanlı Başkonsolosu tarafından düzenlenen bir resepsiyona, şehrin önde gelen diğer Osmanlı vatandaşları ile birlikte katıldığını gazete haberlerinden bilmekteyiz. [8]

Amasya İpranosyan Ticaret Okulu binasının planı (Source: Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), İAZN.00085.00032.002).

İpranosyanlar Amasya’da biri ticaret diğeri kızlar için olmak üzere iki okul kurdular. Geniş iş ağlarını yürütmek için gerekli personeli yetiştirmeyi amaçlayan ticaret okulu, 1898 yılında Surp Niğos Kilisesi’nin avlusunda bulunan mahalli Ermeni okulunun en üst katında kuruldu. [9] Kız okulu, ticaret okulundan kısa bir süre sonra aynı binada faaliyete başladı. [10] Ne var ki ticaret okulunu Nergisoğlu binasına taşıma planları Ermeni Soykırımı nedeniyle yarıda kaldı. [11] 1907 ve 1909 yılları arasında aile ve devlet yetkilileri arasındaki yazışmalar, yeni binanın planını ve okulun müfredatını detaylandırmaktadır. [12] Bununla birlikte, İpranosyanların hayırseverliği sadece Ermenilere yönelik de değildi. Örneğin Kızılay Cemiyeti’nin 1911-1913 Yıllığı’ndaki hayırseverler listesinde bir “Madam Abranosyan” görülmektedir. [13] Simonyan’a göre bu “Madam Abranosyan,” Yeprem İpranosyan’ın eşi Makruhi İpranosyan’dır ve hayırseverliği Türk Kızılayı tarafından bir madalyayla ödüllendirilmiştir. [14]

Yeprem/İpranos ve Maruke İpranosyan kardeşler çok kısa sürede bir ticaret imparatorluğu kurarken, daha sonra Yeprem/İpranos’un üç oğlu Garabed, Mihran ve Berc de onlara katılmıştır. Mihran, 1913’te önce Paris, Fransa’da L’Ecole des Sciences Politiques’i (daha sonra Science Po olarak adı değişen) tamamlayacak ve daha sonra 1916’da Paris Üniversitesi, Hukuk Fakültesi’nde Fransız sömürge yönetimi üzerine bir tez yazacaktı. [16] Mihran, 1908’de, İstanbul’da, Ermenice bir ticaret ve finans gazetesi olan Arevdur gazetesini de yayınlamaktaydı. [17]

1914 civarında, İpranosyan Biraderler, İpranosyan ticaret ağını tamamlamak için bir gemi nakliye şirketi kurdular. İngiltere’deki gemi sicilleri, 1914 yılında Munzone, Mineo & Co. firmasından “İbranosyan ve Hasan Kadı Bey” tarafından “Toro” adlı bir gemi satın alındığını ve satın alındıktan hemen sonra geminin adının “Turan” olarak değiştirildiğini göstermektedir. [18] 1918’de İbranosyan Kumpanyası tarafından Debreli Fuad Bey’den “Ankara” isimli başka bir yük gemisi satın alınmıştır. [19] Ancak, bu geniş iş ağı ve İpranosyan Biraderler’in kurdukları denizcilik şirketi 1915’te aniden duracaktı. Bryce Raporu’na göre, Ağustos 1915’te Maruke İpranosyan, taşra kökenli diğer tüccarlarla birlikte Anadolu’ya tehcir edilmiştir. [20] Osmanlı arşivindeki belgeler, o dönemde hâlâ Amasya’da ikamet etmekte olan İpranosyan ailesinin üyelerinden bazılarının da tehcirle karşı karşıya kaldıklarını ve Halep’e gönderildiklerini göstermektedir. [21] Öte yandan Simon Arakelyan anılarında, Maruke İpranosyan’a, Eylül 1915’te Kayseri’deki bir hapishane hücresinde gördüğünü yazmaktadır, [22] İpranosyan buradan muhtemelen Ermeni “devrimcilerle” bağlantısı olduğu iddiasıyla yargılanmak üzere Divan-ı Harp Mahkemesine götürülmüştür. [23] Maruke İpranosyan Kasım 1915’te serbest bırakılacak ve ancak Müslüman olup adını Ahmet Sırrı olarak değiştirdikten sonra hayatını ve el konulan malını kurtarmak için İstanbul’a dönmesine izin verilecekti. [24] İlk adı, din değiştirmesine vesile olan “Mutassarıf Sırrı”ya istinaden Ahmet Sırrı olarak Türkçeleştirilirken, ailenin soyadı da Abranoszade olarak değiştirilecekti. Maruke İpranosyan, 1918 sonlarında yeniden Hıristiyanlığa dönene kadar hayatına Abronszade Ahmet Sırrı adıyla devam edecektir. [25]

Maruke İpranosyan, hapishaneden serbest bırakıldıktan sonra Eylül 1920’de Sırbistan’da, Belgrad’ın kuzeybatısındaki Sid yakınlarında bir tren kazasında ölene kadar ticari faaliyetlerine devam etmeye ve gemicilik şirketini canlandırmaya çalışacaktır. [26] Maruke İpranosyan’ın hayatına mal olan bu kaza, Maruke İpranosyan’ın Avrupa’ya gerçekleştirdiği bir iş gezisinin İstanbul’a dönüş ayağında gerçekleşmiştir. Büyük Avrupa şehirlerini ziyareti sırasında, Maruke İpranosyan’ın şirketini bir anonim şirkete dönüştürmeyi –muhtemelen şirketi için sermaye artırmaya çalıştığı bir girişim- planlamaktaydı. [27] Yine bu yıllarda, Maruke İpranosyan, İstanbul’da Ermeni Bağımsızlık Borçlanması (İstikraz) için gerekli parayı toplamaktan sorumlu kişi de olacaktı. Bu istikraz yeni kurulan Ermenistan Cumhuriyeti tarafından, Haziran 1920’de, %6 ödeyen 10 yıllık tahvil ihraç ederek 20 milyon Amerikan doları tahsil etmeyi hedeflemekteydi ve yeni kurulan ülkenin ekonomik sorunlarına, özellikle de ülke ekonomisini sıkıştıran yaygın enflasyona deva olması planlanmaktaydı. [28] Bu istikrazı gerçekleştirebilmek için Aleksandır Khatisyan, dünya genelindeki Ermenilerden yardım toplamak amacıyla yurtdışına gönderilmiş ve Khatisyan’ın İstanbul ziyareti sırasında Maruke İpranosyan, Ermeni Bağımsızlık Borçlanmasına 50.000 Türk Lirası, İstanbul’daki Ermeni toplumunun geri kalanı ise 2 milyon Türk Lirası katkıda bulunma sözü vermiştir. [29] Ayrıca, Khatisyan’ın İpranosyan ve İstanbul’un diğer önde gelen tüccarlarıyla bir araya geldiği toplantıda İpranosyan, istikrazın başarısı için elinden geleni yapacağını söylemiştir. [30]

1) Amasya, 1902. İpranosyan ailesi. Oturanlar, soldan sağa; Maryam İpranosyan (Nergizyan), Srpuhi İpranosyan (daha sonra Ebeyan, Maryam’ın kızı), Maryam’ın annesi (?) Nergizyan. Ayakta; Zabel İpranosyan (ilerde Gülbenkyan, Maryam’ın kızı) (Kaynak: Kapriel H. Simonyan, Huşamadyan Bondagan Amasyo, Venedik, San Lazzaro, 1966).
2) Amasya, 1908. İpranosyan Ticaret Okulu mezunları ve öğretmenleri. İlk sırada, diplomaların iki yanında Maruke ve Yeprem İpranosyan kardeşlerin resimleri görülmektedir (Kaynak: Kapriel H. Simonyan, Huşamadyan Bondagan Amasyo, Venedik, San Lazzaro, 1966).

Maruke İpranosyan’ın bir tren kazasında ölümü, Ermeni Bağımsızlık İstikrazını oluşturacak fona verdiği sözü yerine getirmesini engel olmuştur. Maruke İpranosyan’ın ölüm haberi ABD’deki gazetelere bile “Ermenistan’ın en zengin adamı olarak tanınan” ve “Ermeni Kredisi’nin lideri” [31] olarak bilinen adamın ölümü olarak yansırken, cenazesinin haberi ise İngiltere’deki gazetelerde “meş’um bir İstanbul komedisi” olarak geçecektir. [32] Maruke İpranosyan’ın cenazesinin “komedi”ye dönüştürülmesinin nedeni, Maruke İpranosyan Ermeni Bağımsızlık Borçlanması’na olan taahhüdünü yerine getirmeden öldüğü için İstanbul Ermeni Patriği Zaven’in Maruke İpranosyan’ın cenaze törenini gerçekleştirmeyi reddetmesi ve onun yerine varislerinin, iş adamının isitkraza söz verdiği meblağı ödeyene kadar cenazesinin defnedilmesine izin vermemesiydi. Patrik Zaven’in Maruke İpranosyan’ın payının mirasçıları tarafından karşılanması talebi, Kilise/Ermeni cemaati ile Maruke İpranosyan’ın varisleri arasında 1921 Ocak ayının başlarına kadar birkaç ay sürecek müzakerelere yol açacaktı. [33] Khatisyan, anılarında, Maruke İpranosyan’ın varislerinin, işadamının fona taahhüt ettiği tutarı ödemediğini aktarmaktadır. [34] Maruke İpranosyan’ın cenazesi ancak 14 Ocak 1921’de, Bolşeviklerin Ermenistan’daki yönetimi ele geçirdiği kesinleştikten ve dolayısıyla Ermenistan Bağımsızlık Borçlanmasının hükümsüz hale gelmesinden sonra, Pera’daki Surp Yerortutyun Kilisesi’nin pederleri tarafından gerçekleştirilen çok sade bir törenle Şişli’deki Ermeni Mezarlığı’na defnedilebildi.  [35] Ağabeyi Yeprem İpranosyan Ağustos 1921’de öldü ve Maruke İpranosyan’ın yanına gömüldü.

Kilise, Ermeni cemaati ve Maruke İpranosyan'ın varisleri arasındaki müzakereler sürerken, Ankara’daki Kemalist hükümet, Maruke İpranosyan’ın nam-ı diğer Ahmet Sırrı Abranoszade’nin hâlâ Müslüman olduğunu ve kanuna göre bir Müslümanın, Hıristiyan varislere miras bırakamayacağını iddia ederek İpranosyan işyerlerine el koyacak ve buradaki malları açık artırmaya çıkaracaktı. [36] Ankara’da Kemalist hükümet tarafından gerçekleştirilen bu el koyma, Ocak 1921’de Ankara’daki Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleşen oturum tartışmalarının bir parçası bile olmuştur. Bu oturumlarda zamanın maliye bakanı, İpranosyan şirketlerinin mallarının satışından elde edilecek gelirin 700.000 ile 800.000 Türk lirası civarında olacağı düşünüldüğünü  ve bu miktarla, o sırada Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı yürüten, Ankara hükümetinin bütçe açığının bir kısmını finanse etmesinin söz konusu olduğu söylemiştir. [37] Aynı şekilde, İpranosyan Vapur Şirket’ine ait olan iki gemiye, Turan ve Ankara (Ankara’nın adı daha sonra Şahin olarak değiştirildi) Ankara hükümeti tarafından el konulmuştur [38] ve Şahin, Ekim 1923’te batana kadar kullanılmasına rağmen,[39] bu gemilerin sahibi olan İpranos Vapur Şirketi, hisselerinin ağırlıklı olarak Müslümanlara ait olduğu gerekçesiyle, yeni kurulan devlete devredilmeyerek feshedilecek ve 1930’ların başlarında şirket hissedarlarının şirketteki hisselerinin karşılığını alabilmeleri için başvuruda bulunmaları istenecektir. [40] Kemalist hükümet tarafından yapılan bu müsaderelere rağmen, Maruke ve İpranos İpranosyan’ın mirasçılarının izini 1920’lerin başlarında hâlâ Türkiye’de sürmek mümkündür. Örneğin, 1923 İstanbul Ticaret Odası Rehberi, “Abranosyan” adıyla üç farklı işletme listeler: Dilsizzade Han’da yer alan “Abranosyan Karabet, Mihran, Berec” ve “Aşir Efendi Caddesinde Basiret Han, 27” adresinde yer alan “Abranosyan Maruke Ticarethanesi”. Üçüncü “Abranosyan” kaydı, Şark Caddesi’nde bulunan “Abranosyan Karabet”e aittir. İlk iki kayıt, “Abranosyan” ailesinin faaliyet alanını “banker ve manifatura”, yani aile üyelerini bankacılar ve kumaş tüccarları olarak listelerken, üçüncü kayıt yalnızca faaliyet alanı “manifatura” olan “Karabet Abranosyan”ı listeler. [41] Bu kayıtlar İpranosyan Biraderler’den geriye kalanların, Maruke İpranosyan ve İpranos/Yeprem İpranosyan’ın varisleri tarafından ikiye bölünmüş olduğu izlenimini uyandırmaktadır. Ancak ailenin İstanbul’daki işlerini sürdürme girişimleri çok kısa süreli olmuştur. Soykütük endeksi [42] taraması, İpranos/Yeprem’in çocukları olan Garabed, Berc ve Mihran’ın yurt dışına taşındığına işaret etmektedir. İpranosyan adı Türkiye’de Annuaire Oriental’de en son 1923’te geçmektedir. 1925’te bu üç kardeşin isimleri Bükreş’te İpranosyan Biraderler şirketinin ortakları olarak listelenmiştir. 1936’da Garabed, Berlin’de bir telefon rehberinde görünmektedir. 1950’de Berc İpranosyan, oğlu Radu’yla birlikte bir göçmenlerin listelendiği bir indekste Fransa’nın Cannes kentinden Arjantin’e göç etmiş olarak görüntülenmektedir. [43]

Neticede İpranosyanların hikâyesi tek bir hikâye olmaktan ziyade, birçok konuyu kapsayan iç içe geçmiş birkaç hikâyeyi içermektedir. İpranosyanların hikâyesi Birinci Dünya Savaşı’ndan hemen önceki dönemde küresel çaptaki kapitalist genişlemenin meyvlerini toplayan sermayenin hikâyesi olduğu kadar bir yönüyle de bir mülksüzleştirme ve dağılma ve aynı zamanda merkezde öne çıkmayı başarabilen bir taşralı/kavaratsi iş adamının hikâyesidir. Başka bir deyişle, İpranosyan’ın hikâyesi tam bir Ermeni hikâyesidir - yerel, ulusal ama aynı zamanda eşit derecede küresel.

  1. [1] Halil İnalcık, Türkiye Tekstil Tarihi Üzerine Araştırmalar (İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2021), s. 112.
  2. [2] Kapriyel H. Simonyan, Huşamadyan Pontagan Amasyo [Pontus Amasya Hatıratı], (Venedik: San Lazzaro Adası, 1966), s. 503.
  3. [3] A.g.e.s. 504.
  4. [4] Annuaire Oriental (Ancien Indicateur Oriental du Commerce De L’Industrie de L’Administration et del Magistrature: 10eme Année 1891 (Cervati Freres and Cio: Constatinople), s. 241.
  5. [5] Zartonk Oratert, 4 Kasım 1938.
  6. [6] Joan George, Merchants in Exile: The Armenians in Manchester England, 1835-1935,  (Princeton ve Londra: Gomidas Institute, 2002), s. 23.
  7. [7] Joan George'un Slater’s Directories of Manchester, Salford and Suburbs, 1901, 1902 and 1903 içinden derlediği liste İpranosyan Biraderleri “11 Peter Street” adresinde tüccar olarak listelemektedir, bkz. George, Merchants in Exile, s. 236.
  8. [8] Liverpool Mercury, 3 Eylül 1900.
  9. [9] Simonyan, Huşamadyan Pontagan Amasyos. 505-506.
  10. [10] A.g.e.
  11. [11] A.g.e.s. 506.
  12. [12] Hadi Belge, “Osmanlı Taşrasında Bir Azınlık Ticaret Okulu: Surp Nikgos Abranosyan Ticaret Mektebi,” in Zührem Yaman, ed., Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Alanında Uluslararası Araştırmalar VI, (İstanbul:Eğitim Yayınevi, 2021), s. 953-985.
  13. [13] Ahmet Zeki İzgöer and Ramazan Tuğ, Padişah’ın Himayesinde: Osmanlı Kızılay Cemiyeti 1911-1913 Yıllığı(Ankara: Türk Kızılayı Yayınları, 2013).
  14. [14] Simonyan, Huşamadyan Pontagan Amasyos. 512.
  15. [15] Le Temps, 4 Temmuz 1913.
  16. [16] https://catalogue.bnf.fr/ark:/12148/cb306356017 
  17. [17] Zakarya Mildanoğlu, Ermenice Süreli Yayınlar, 1794-2000 (Aras Yayıncılık: 2014), s. 95.
  18. [18] “Lillie,” erişim: https://www.hhtandn.org/hartlepool-ships-and-shipping/shipbuilding/206/Withy%27s%20shipyard/ship/1178/lillie (6 Nisan 2022 tarihinde erişildi).
  19. [19] “SS Şahin,” erişim: https://www.wrecksite.eu/wreck.aspx?248403, (28 Mart 2022 tarihinde erişildi).
  20. [20] The Treatment of Armenians in the Ottomen Empire, 1915-1916: Documents Presented to Viscount Grey of Fallodon (Londra: Sir Josephy Causton and Sons, 1916), s. 16.
  21. [21] Oya Gözel Durmaz, “Tehcirde Ermeni Bir Tüccarın Hikayesi: Marukee İpranosyan,” in Yok Edilen Medeniyet: Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet Dönemlerinde Gayrimüslim Varlığı, Der., Ararat Şekeryan ve Nıvart Taşçı (Istanbul: Hrant Dink Vakfı Yayınları, 2017), s. 117, dn. 5.
  22. [22] Simon Arakelyan, Ankara Vukuatı: Menfilik Hatıralarım (İstanbul: Aras Yayınları, 2017), s. 138.
  23. [23] Gözel Durmaz, “Tehcirde Ermeni Bir Tüccarın Hikayesi: Marukee İpranosyan,” s. 116-117.
  24. [24] A.g.e., s. 117-119.
  25. [25] A.g.e., s. 121.
  26. [26] A.g.e., s. 122-123.
  27. [27] Arev, 6 Ekim 1920.
  28. [28] Richard Hovannissian, The Republic of Armenia: From London to Sevres, February-August 1920, Cilt 3 (Berkeley: University of California Press, 1996), s. 282, 284.
  29. [29] Hovannissian, The Republic of Armenia: From London to Sevres, February-August 1920, s.286; Al. Khatisyan, Hayasdani Hanrabedutyan Dzakumu yev Dzarkuyumı, (2. Baskı, 1968: Hamazkayin Matbaası)s. 229.
  30. [30] Hayrenik, 4 Ağustos, 1920.
  31. [31] New York Tribune, 28 Eylül 1920.
  32. [32] Leicester Daily, 23 Şubat 1921.
  33. [33] Leicester Daily, 23 Şubat 1921; The Orient News, 5 Kasım 1920; The Orient News, 10 Aralık 1920; Nouvelliste Valaisan, 25 Kasım 1920.
  34. [34] Khatisyan, Hayasdani Hanrabedutyan Dzakumu yev Dzarkuyumı, s. 229.
  35. [35] The Orient News, 16 Ocak 1921; Cagadamard, 14 Ocak 1921; Leicester Daily, 23 Şubat 1921.
  36. [36] The Orient News, 16 Ocak, 1921; The Orient, 10 Kasım 1920.
  37. [37] TBMM Zabıt Ceridesi, 3.1.1337, 128. İçtima, s. 141.
  38. [38] Gözel-Durmaz, “Tehcirde Ermeni Bir Tüccarın Hikâyesi: Maruke İpranosyan,” s. 122-123.
  39. [39] “SS Şahin,” erişim: https://www.wrecksite.eu/wreck.aspx?248403, (28 Mart 2022 tarihinde erişildi).
  40. [40] Gözel Durmaz, “Tehcirde Ermeni Bir Tüccarın Hikayesi: Maruke İpranosyan,” s.123.
  41. [41] Dersaadet/İstanbul Ticaret ve Sanayi Odasında Kayıtlı Olan Banker, Tüccar ve Komisyoncuların İsimleri (1923),(İstanbul: İstanbul Ticaret Odası Yayınları, 2008).
  42. [42] https://genealogyindexer.org/ (3 Nisan 2022 tarihinde erişildi).
  43. [43] https://cemla.com/buscador/ (3 Nisan 2022 tarihinde erişildi).
including both production pieces and never-to-market prototypes. Each is in original packaging and never used. The Iten collection also includes a lot of Breitling WatchesReplica.to watches uk stopwatches. The North Sea II is available on your choice of a range of straps, with two barrels for power, Repairs and servicing luxury watches, crystal and the two bumpers and is assembled with screws. Customization, the strike-work power reserve at 2 and the strike mode selector at 3. A cut-out allows for the vewing of the hammers and the gongs. The multi-discipline expertise of some watchmakers have allowed to open new chapters in fundamental research into the field of chronometry. In particular.